ABD'de idam cezası, Tennessee'de Christa Pike'ın iki kez ölümcül enjeksiyon girişiminden sağ kurtulmasıyla yeniden tartışma konusu oldu. 2001 yılında bir cinayetten hüküm giyen Pike, 2023 yılında infaz edilmek üzereyken infazın teknik aksaklıklar nedeniyle gerçekleştirilememesi sonucu hayatta kaldı. Bu olay, ABD'de idam cezasının ne kadar yaygın olduğu ve uygulanışındaki sorunları bir kez daha gözler önüne serdi.
ABD'de İdam Cezasının Arka Planı
ABD, dünyada idam cezasını hala uygulayan gelişmiş ülkelerden biri. Federal düzeyde ve 27 eyalette yasal olarak mümkün. Ancak son yıllarda idam cezası kullanımı genel olarak azalma eğiliminde. 2023 yılında ülke genelinde 24 infaz gerçekleştirildi; bu sayı 1999'daki 98 infazın çok altında. İdam cezasına destek de kamuoyu anketlerinde düşüş gösteriyor; 1990'larda %80'lerde olan destek, son yıllarda %55-60 bandına geriledi.
Eyaletler arasında büyük farklılıklar var. Texas, Oklahoma, Missouri ve Florida gibi güney eyaletleri infazların büyük kısmını gerçekleştiriyor. Buna karşılık, 23 eyalet idam cezasını kaldırmış veya moratoryum uyguluyor. Örneğin, California'da 2019'dan beri moratoryum var; Pennsylvania'da da benzer şekilde infazlar durdurulmuş durumda. Federal düzeyde ise 2021'den bu yana infaz yapılmadı; Başkan Biden, seçim kampanyasında federal idam cezasını kaldırma sözü vermişti ancak henüz bu yönde bir adım atılmadı.
İdam cezasının yöntemleri de tartışmalı. Ölümcül enjeksiyon en yaygın yöntem olsa da, ilaç temini sorunları ve infazların başarısız olması sık sık gündeme geliyor. Tennessee'deki Christa Pike vakası, bu sorunların en çarpıcı örneklerinden biri. Pike'a 2023'te iki kez ölümcül enjeksiyon yapılmaya çalışıldı ancak damar yolu bulunamadığı için infaz gerçekleştirilemedi. Bu tür olaylar, idam cezasının insanlık dışı olduğu yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD, idam cezasını uygulayan ülkeler arasında dünyada en yüksek infaz sayısına sahip ülkelerden biri. Uluslararası Af Örgütü verilerine göre, 2022'de dünyada bilinen infazların çoğu Çin, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve ABD'de gerçekleşti. Ancak ABD'deki uygulama, diğer ülkelerden farklı olarak yargısal süreçler ve temyiz mekanizmaları nedeniyle daha uzun sürüyor. Ortalama bir idam mahkumu, hüküm giydikten sonra 15-20 yıl infazını bekliyor.
Avrupa Birliği ve birçok uluslararası kuruluş, ABD'yi idam cezasını kaldırmaya çağırıyor. ABD'nin idam cezasını sürdürmesi, özellikle Batılı müttefikleriyle arasında bir insan hakları sorunu olarak duruyor. Nitekim Avrupa Konseyi'ne üye olan ABD, idam cezasını kaldırmadığı için bu örgütten ihraç edilme riskiyle karşılaşmıştı; ancak gözlemci statüsü devam ediyor.
ABD içinde de idam cezasına karşı hareket güçleniyor. 2023'te birçok eyalette idam cezasını kaldırma yönünde yasa teklifleri verildi. Kamuoyu yoklamaları, özellikle genç nesiller arasında idam cezasına desteğin azaldığını gösteriyor. Ancak bazı suçlar için idam cezasının caydırıcı olduğunu savunanlar da var. Tartışma, Amerikan siyasetinin kutuplaşmış yapısında önemli bir yer tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2004 yılında idam cezasını tüm suçlar için kaldırarak Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde önemli bir adım atmıştı. ABD'deki idam cezası tartışmaları, Türkiye'de zaman zaman gündeme gelse de, Türkiye'nin insan hakları ve hukuk devleti alanındaki uluslararası taahhütleri göz önüne alındığında, idam cezasının yeniden getirilmesi ciddi bir şekilde düşünülmüyor. Ancak ABD'deki uygulamalar, idam cezasının evrensel olarak kaldırılması yönündeki çabaları etkileyebilir. Türkiye, uluslararası platformlarda idam cezasının kaldırılmasını savunuyor ve bu konuda AB ile ortak hareket ediyor. ABD'deki gelişmeler, Türkiye'nin insan hakları alanındaki duruşunu güçlendirmesi için bir fırsat olabilir.