ABD’de demans hastalığının toplum üzerindeki mali yükü, 2026 yılında yalnızca bir yıl için 800 milyar dolara ulaşacak. Amerika’da yapılan yeni bir araştırma, bu rakamın sadece doğrudan sağlık harcamalarını değil, çoğu zaman göz ardı edilen ücretsiz bakım hizmetleri ve hasta yakınlarının kaybettiği kazanç potansiyelini de kapsadığını ortaya koydu. Çalışma, yaşlanan nüfus ve artan vaka sayılarıyla birlikte demansın ekonomik etkilerinin giderek büyüdüğüne dikkat çekiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Gizli Maliyetler Ortaya Çıkıyor
Demans, Alzheimer ve diğer bilişsel bozuklukları kapsayan bir hastalık grubu olarak, özellikle 65 yaş üstü nüfusta hızla yaygınlaşıyor. Amerikan Alzheimer Derneği ve Johns Hopkins Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan raporda, 2026 yılı için tahmin edilen 800 milyar dolarlık maliyetin yaklaşık yarısının sağlık sigortaları ve Medicare gibi kamu programlarına ait olduğu belirtiliyor. Ancak asıl çarpıcı kısım, aile bireyleri ve arkadaşlar tarafından sağlanan, parasal karşılığı olmayan bakım hizmetleri. Bu ücretsiz emeğin yıllık değerinin 300 milyar doları aşması bekleniyor. Ayrıca hasta yakınlarının iş gücüne katılımının azalması, kariyer fırsatlarının kaçırılması ve erken emeklilik gibi nedenlerle aile başına yılda ortalama 70 bin dolar gelir kaybı yaşandığı tahmin ediliyor.
Uzmanlar, bu rakamların demansın sadece tıbbi bir sorun olmadığını, aynı zamanda derin bir sosyal ve ekonomik kriz olduğunu gösterdiğini vurguluyor. Bakım yükünün büyük ölçüde kadınların omuzlarında olduğu, ücretli bakım seçeneklerinin sınırlı ve pahalı olduğu belirtiliyor. Raporda, hastalığın erken teşhisi ve bakım destek sistemlerinin güçlendirilmesi gibi önlemlerle maliyetlerin bir ölçüde azaltılabileceği ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yaşlanan Dünya ve Artan Yük
Demans sadece ABD’nin değil, tüm dünyanın karşı karşıya olduğu bir sağlık ve ekonomi sorunu. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, halihazırda 55 milyon kişi demansla yaşıyor ve her yıl 10 milyon yeni vaka ekleniyor. 2030’da bu sayının 78 milyona, 2050’de ise 139 milyona ulaşması bekleniyor. Gelişmekte olan ülkelerde vaka artışının daha hızlı olacağı tahmin ediliyor. Küresel demans maliyetinin 2030 yılında 2,8 trilyon dolara çıkması öngörülüyor. Bu durum, sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı artırırken, hükümetleri uzun vadeli bakım politikaları geliştirmeye zorluyor. ABD’deki bu 800 milyar dolarlık projeksiyon, daha geniş küresel eğilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de nüfus yaşlanıyor ve demans vakaları artış gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 65 yaş üstü nüfus oranı %10’u geçmiş durumda. Henüz ABD ölçeğinde kapsamlı bir maliyet analizi yapılmamış olsa da, aile içi bakım yükü ve sağlık harcamalarındaki artış benzer bir tablo ortaya koyuyor. Bu gelişme, Türkiye’nin demansla mücadelede erken teşhis programları, bakım desteği ve farkındalık kampanyalarına daha fazla kaynak ayırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, kadınların iş gücüne katılımını artırmaya yönelik politikaların, bakım yükünün hafifletilmesiyle doğrudan ilişkili olduğu anlaşılıyor.