ABD'de yapılan yeni bir anket, çalışanların neredeyse yarısının (yüzde 49) mevcut ekonomik koşullar nedeniyle emeklilik için birikim yapamadığını ortaya koydu. CNBC'nin SurveyMonkey işbirliğiyle gerçekleştirdiği ankete göre, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri, Amerikalıların uzun vadeli tasarruf hedeflerini ertelemelerine neden oluyor. Anket, özellikle düşük ve orta gelirli hanelerin emeklilik planlamasında ciddi zorluklar yaşadığını gösteriyor. Katılımcıların büyük bir kısmı, Sosyal Güvenlik yardımlarının emeklilik gelirlerinin ana kaynağı olacağını bekliyor.
Emeklilik birikiminde ciddi düşüş
Ankete katılanların yalnızca yüzde 28'i, emeklilik için yeterli birikime sahip olduğunu düşünüyor. Bu oran, 2022'de yapılan benzer bir ankette yüzde 35 seviyesindeydi. Özellikle 18-34 yaş arası genç yetişkinlerde emeklilik birikimi yapabilenlerin oranı yüzde 40'a geriledi. Enflasyonun etkisiyle gıda, barınma ve sağlık gibi temel harcamaların artması, hanelerin tasarruf yapma kabiliyetini kısıtlıyor. Ankete göre, katılımcıların yüzde 55'i emeklilik birikimine ayıracak paralarının olmadığını belirtiyor. Bu durum, özellikle düzenli geliri olmayan veya iş güvencesi düşük çalışanlar için daha da endişe verici.
Sosyal Güvenlik yardımları, birçok Amerikalı için emeklilikte ana gelir kaynağı olarak görülse de, uzmanlar bu yardımların tek başına yeterli olmayacağını vurguluyor. CNBC'ye konuşan finansal danışmanlar, sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli sürdürülebilirliğinin tartışmalı olduğunu ve bireysel birikimlerin öneminin giderek arttığını belirtiyor. Anket, katılımcıların yüzde 62'sinin emeklilikte Sosyal Güvenlik'e büyük oranda güvendiğini ortaya koyuyor. Ancak aynı katılımcılar, bu yardımların bugünkü değerinin enflasyon karşısında eridiğinin de farkında.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bu tablo, gelişmiş ekonomilerde emeklilik sistemlerinin karşı karşıya olduğu zorlukları yansıtıyor. Japonya ve birçok Avrupa ülkesinde de benzer endişeler dile getiriliyor. Yaşlanan nüfus, artan sağlık harcamaları ve düşük doğum oranları, mevcut sosyal güvenlik modellerinin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Özellikle pandemi sonrası artan enflasyon, küresel çapta tasarruf oranlarını olumsuz etkiledi. Dünya Bankası verilerine göre, birçok ülkede hane halkı tasarruf oranları 2020'den bu yana düşüş eğiliminde. Bu durum, işverenlerin otomatik katılım sağlayan emeklilik planları sunmasını ve finansal okuryazarlığın artırılmasını gerektiriyor. ABD'de 401(k) gibi işveren destekli emeklilik planlarına erişim, özellikle küçük işletmelerde sınırlı kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de yaşanan bu gelişme, Türkiye'deki emeklilik sistemi açısından da önemli dersler içeriyor. Türkiye'de Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) benzer bir kırılganlıkla karşı karşıya. Yüksek enflasyon ve düşük tasarruf oranları, Türk çalışanlarının emeklilik birikimi yapmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği de tartışma konusu. ABD'deki bu trend, küresel ekonomik dalgalanmaların bireysel emeklilik planlarını nasıl etkileyebileceğini gösteriyor. Türkiye'de kamu otoritelerinin, teşvik mekanizmalarını güçlendirerek ve finansal okuryazarlığı artırarak bu riski azaltması gerekiyor. Aksi halde, uzun vadede emeklilik gelirlerinde ciddi bir daralma yaşanabilir.