Yeni anketler, ABD'de Cumhuriyetçi seçmenlerin giderek artan bir şekilde eski Başkan Donald Trump döneminde ekonomik durumlarının daha kötü hale geldiğini düşündüğünü ortaya koyuyor. Anketlere göre, ekonominin durumuna ilişkin endişeler büyürken, ekonomiyi yönetmekle görevli olanlara duyulan güven de azalıyor. Bu gelişme, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde önemli bir siyasi tartışma yaratıyor. Özellikle Trump'ın ekonomi politikalarını öven söylemlerine rağmen, temel ekonomik göstergelerdeki iyileşme beklentileri karşılamıyor. Anket şirketi Gallup'un son verilerine göre, Amerikalıların yalnızca %24'ü ekonomik koşulları 'iyi' veya 'mükemmel' olarak değerlendiriyor.
Trump Dönemi Ekonomisinin Ardından Değişen Algılar
Trump'ın başkanlığı sırasında uyguladığı vergi indirimleri ve deregülasyon politikaları, kısa vadede borsada yükselişe ve işsizlik oranlarında düşüşe yol açmıştı. Ancak, COVID-19 pandemisinin etkisiyle ekonomi büyük bir darbe aldı. Şimdi, pandemi sonrası dönemde enflasyonun yükselmesi ve tedarik zinciri sorunları, Başkan Joe Biden yönetimini zor durumda bırakırken, Trump destekçileri arasında bile eski başkana yönelik ekonomik eleştiriler yükseliyor.
ABC News/Washington Post anketine göre, Cumhuriyetçilerin %44'ü bugünkü ekonomik durumlarını 'kötü' olarak tanımlıyor. Bu oran, Biden göreve başladığından bu yana en yüksek seviye. Aynı anket, Cumhuriyetçilerin %38'inin ekonomik koşulların iyileşeceğine inandığını, ancak %41'inin daha da kötüleşeceğini düşündüğünü gösteriyor. Bu veriler, Trump'ın 'ekonomik sihirbaz' imajının aşındığına işaret ediyor.
Uzmanlar, bu algı değişiminin arkasında yatan nedenlerin başında, artan yaşam maliyeti ve yüksek faiz oranlarının geldiğini belirtiyor. Özellikle gıda ve enerji fiyatlarındaki artış, dar gelirli aileleri vururken, bu durum Cumhuriyetçi tabanda da yankı buluyor.
Seçimlere Etkisi ve Siyasi Yansımalar
Ekonomi konusundaki memnuniyetsizlik, 2024 seçimlerinde belirleyici faktörlerden biri olacak. Trump, ekonomik başarılarına vurgu yaparak yeniden aday olmayı planlarken, bu anket sonuçları onun en güçlü kozlarından birini zayıflatıyor. Öte yandan, Florida Valisi Ron DeSantis gibi rakipleri, ekonomik yönetim konusunda Trump'a alternatif olduklarını kanıtlamaya çalışıyor.
Biden yönetimi ise enflasyonu düşürmek için faiz artırımlarına devam ederken, iş piyasasının hala güçlü olduğunu savunuyor. Ancak, yükselen faiz oranları mortgage ödemelerini artırdığı için ev sahibi olma hayali kuran orta sınıf seçmenler üzerinde olumsuz etki yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ekonomisindeki bu belirsizlik, küresel piyasaları etkileyerek Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için risk oluşturuyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımları, Türk lirası üzerinde baskı yaratırken, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki talep daralmasına da yol açabilir. Ayrıca, Trump'ın ekonomi politikalarının sorgulanması, ABD ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerde belirsizliği artırabilir. Türkiye, ABD ile ticaret hacmini artırmak isterken, ABD iç siyasetindeki ekonomik tartışmalar bu süreci zorlaştırabilir. Öte yandan, ABD'nin ekonomik yönelimi, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin savunma harcamaları ve enerji işbirlikleri açısından da yakından izlenmelidir.