ABD Kongresi, yıl sonuna kadar çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmayı hedefleyen bir yasa paketini geçirmek için zamana karşı yarışırken, Temsilciler Meclisi’nde nadir görülen iki partili bir uzlaşma sağlandı. Ancak Senato’daki farklı öncelikler ve takvim baskısı, yasanın bu yıl içinde yürürlüğe girme ihtimalini zorlaştırıyor. Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komitesi, 26 Mart 2025’te, çocukları sosyal medya platformlarında zararlı içeriklerden korumayı amaçlayan “Çocukların Çevrimiçi Güvenliği Paketi”ni oy birliğiyle onayladı. Paket, Çocukların Çevrimiçi Güvenliği Yasası (KOSA) ve Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası’nı (COPPA 2.0) içeriyor.
Paketin içeriği ve komitedeki görüşmeler
KOSA, sosyal medya şirketlerine, reşit olmayan kullanıcıların intihar, yeme bozuklukları, madde bağımlılığı gibi içeriklere maruz kalmasını önlemek için “makul önlemler” alma yükümlülüğü getiriyor. Ayrıca platformların, 13-16 yaş arası kullanıcılar için varsayılan gizlilik ayarlarını en yüksek seviyeye çekmesini ve çocukların verilerinin toplanması için ebeveyn onayı almasını zorunlu kılıyor. COPPA 2.0 ise çevrimiçi hizmetlerin 13 yaş altı çocuklardan kişisel bilgi toplamasını yasaklıyor. Temsilciler Meclisi’ndeki görüşmelerde, Demokrat ve Cumhuriyetçi üyeler, ifade özgürlüğü endişeleri ile çocukların korunması arasında hassas bir denge kurmaya çalıştı. Komite başkanı Cathy McMorris Rodgers, “Bu paket, çocuklarımızı çevrimiçi tehlikelerden korumak için atılmış güçlü bir adım,” derken, bazı muhafazakâr üyeler, yasanın hükümete içerik denetleme yetkisi verebileceği uyarısında bulundu. Buna rağmen, komitede oylama 45-0 gibi ezici bir çoğunlukla geçti.
Ancak Senato tarafında durum farklı. Senato Ticaret Komitesi başkanı Maria Cantwell, daha kapsamlı bir düzenleme için çalışırken, özellikle teknoloji şirketlerinin hesap verebilirliği konusunda Meclis’in versiyonundan daha sert hükümler istiyor. Cantwell, “Çocukların güvenliği için yüzeysel önlemler yeterli değil; algoritmaların şeffaflığı ve zararlı içeriklerin kaldırılması için gerçek yaptırımlar gerekiyor,” ifadelerini kullandı. Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer ise yıl sonuna kadar yasanın geçmesi için zamanın daraldığını, ancak önümüzdeki haftalarda bir oylama planladıklarını belirtti. Analistler, Senato’nun Meclis’in paketini aynen kabul etmesinin düşük olduğunu, farklılıkların uzlaştırılması için bir konferans komitesi sürecinin gerekebileceğini, bunun da yasayı 2026’ya sarkıtabileceğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu yasa tasarısı, yalnızca ABD’deki teknoloji şirketlerini değil, aynı zamanda küresel çapta çocuk güvenliği standartlarını da etkileme potansiyeli taşıyor. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında benzer düzenlemeleri hayata geçirmiş durumda. Birleşik Krallık ise Çevrimiçi Güvenlik Yasası ile platformlara yeni yükümlülükler getirdi. ABD’deki yasa, özellikle Meta (Facebook/Instagram), TikTok ve YouTube gibi büyük platformların küresel politikalarını şekillendirebilir. Eğer yasa geçerse, şirketlerin ABD pazarındaki uygulamaları, diğer ülkelerde de emsal teşkil edebilir. Ayrıca, ifade özgürlüğü ve sansür tartışmaları, tasarının küresel çapta yankı bulmasına neden oluyor. Bazı sivil toplum kuruluşları, yasanın çocukları korurken aynı zamanda siyasi içerik denetimine yol açabileceği endişesini dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu düzenleme, Türkiye’nin son yıllarda çocukların dijital güvenliği konusunda attığı adımlarla paralellik gösteriyor. Türkiye’de 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında çocukların zararlı içeriklerden korunması amaçlanıyor. Ancak ABD’deki tasarı, özellikle algoritmik zararların önlenmesi ve veri gizliliği konusunda daha spesifik hükümler içeriyor. Türk teknoloji şirketleri ve sosyal medya platformları, ABD’nin düzenlemelerine uyum sağlamak zorunda kalabilir. Ayrıca, Türkiye’nin AB ile uyum sürecinde, DSA benzeri normların benimsenmesi gündeme gelebilir. Küresel ölçekte çocuk güvenliği standartlarının yükselmesi, Türkiye’yi de bu yönde adım atmaya teşvik edebilir.