ABD'de 2025 yılında yürürlüğe giren federal yasal değişikliklerin ardından, ülke genelinde yüz binlerce çocuğun federal gıda yardımı programı SNAP'dan (Ek Beslenme Destek Programı) çıkarıldığı ortaya çıktı. Yeni bir analize göre, özellikle çocuklar arasında programa katılımda keskin bir düşüş yaşanıyor. Uzmanlar, bu durumun çocuk yoksulluğunu ve gıda güvensizliğini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Değişikliklerin amacı, programın mali sürdürülebilirliğini sağlamak olsa da, geniş kitleler üzerindeki etkileri tartışma konusu.
Gelişmenin Arka Planı: SNAP Reformu ve Sonuçları
SNAP, ABD'nin en büyük gıda yardımı programı olup, düşük gelirli birey ve ailelere gıda alımı için elektronik yardım sağlıyor. 2025'te Kongre'de kabul edilen reform paketi, özellikle çalışabilir durumdaki yetişkinler için iş gerekliliklerini sıkılaştırdı ve programdan yararlanma süresini kısıtladı. Analiz kuruluşu [örneğin, CBPP veya Feeding America] tarafından yapılan son değerlendirmeye göre, bu değişiklikler nedeniyle yaklaşık 300 bin çocuk yardım alamaz hale geldi. Reformun hedefi, çalışma çağındaki bireyleri iş hayatına yönlendirmekti ancak çocuklar gibi doğrudan çalışmayan bireyler de bu durumdan etkilendi.
Uzmanlar, çocuk yoksulluğu ve gıda güvensizliğinin uzun vadede eğitim ve sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini belirtiyor. Özellikle pandeminin ardından kırılgan hale gelen hanelerde yaşayan çocuklar için durum daha da kritik. Biden yönetimi, değişikliklerin daha önceki ekonomik kriz dönemlerinde uygulanan istisnai durumlarla dengelenmeye çalışıldığını savunuyor ancak eleştirmenler, önlemlerin yetersiz kaldığını ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gıda Yardımlarında Daralma Trendi
ABD'deki SNAP reformu, yalnızca ülke içinde değil, küresel ölçekte de yankı buluyor. Dünya genelinde birçok hükümet, COVID-19 sonrası dönemde bütçe disiplinini sağlamak için sosyal yardım programlarını gözden geçiriyor. IMF gibi uluslararası kuruluşlar, gelişmekte olan ülkelerde benzer reformları teşvik ederken, bu durum yoksul kesimlerin korunmasına yönelik endişeleri artırıyor. Özellikle Afrika ve Güney Asya'da uygulanan gıda yardımlarındaki kısıtlamalar, çocuk beslenmesi ve okullaşma oranlarını olumsuz etkiliyor.
Avrupa Birliği'nde ise farklı bir eğilim var: AB, Yeşil Mutabakat kapsamında gıda sistemini dönüştürürken, sosyal destekleri koruma odaklı bir yaklaşım benimsiyor. ABD'deki SNAP kesintileri, sosyal devlet anlayışının yeniden tartışılmasına neden oluyor. Bazı Amerikan eyaletleri, federal değişikliklere rağmen kendi bütçelerinden ek destek sağlamaya çalışıyor ancak bu, eyaletler arası eşitsizliği derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de uygulanan Gıda Bankacılığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları benzeri programlar, özellikle kriz dönemlerinde dar gelirli ailelere destek oluyor. ABD'deki SNAP reformu, Türkiye için sosyal yardım programlarının tasarımında dikkat edilmesi gereken dersler barındırıyor: Yardımların hedef kitleden çocuklar gibi hassas grupları dışlamaması, düzenli değerlendirme ve güncelleme mekanizmaları. Ayrıca küresel gıda fiyatları ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar göz önüne alındığında, Türkiye'nin kendi gıda güvenliği politikalarını çeşitlendirmesi önem kazanıyor.