Trump yönetimi Perşembe günü yayımladığı sert dilli bir raporda, Çinli ihracatçıları ABD tarifelerinden kaçmak için 40'tan fazla üçüncü ülke üzerinden yasadışı aktarma sistemi kurmakla suçladı ve bu uygulamayı 'Büyük Aktarma Dolandırıcılığı' olarak nitelendirdi. 25 sayfalık belge, Çinli firmaların ürünlerini önce Vietnam, Meksika ve Malezya gibi ülkelere gönderdiğini, ardından menşeini gizleyerek ABD'ye ihraç ettiğini iddia ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Raporda, Çin'in ABD'ye yönelik tarife kaçakçılığında kullandığı aktarma ağının 'karmaşık ve sistematik' olduğu vurgulanıyor. Belgeye göre, bu yöntemle yalnızca 2023 yılında Çin'den ABD'ye yasadışı yollarla 30 milyar dolarlık mal sevk edildi. Rapor, özellikle gümrük verilerini inceleyen analistlerin, Çin menşeli ürünlerin üçüncü ülkelerde sadece yüzeysel işlemlerden geçirildiğini ve değer katmadan yeniden ihraç edildiğini tespit ettiğini belirtiyor.
ABD Ticaret Bakanlığı ve Gümrük Koruma Birimi'nin ortak hazırladığı rapor, bu uygulamanın Amerikan işçilerine ve şirketlerine doğrudan zarar verdiğini savunuyor. Raporda, 'Bu dolandırıcılık, adil ticaretin özünü baltalamaktadır' ifadesine yer verilirken, önümüzdeki dönemde üçüncü ülkelerdeki aktarma merkezlerine yönelik daha sıkı gümrük denetimleri ve ek tarifeler uygulanabileceği sinyali veriliyor.
Çin hükümeti ise henüz resmi bir yanıt vermedi. Ancak Çin devlet medyası, ABD'nin bu iddialarının 'asılsız' olduğunu ve ticaret savaşını genişletmek için bahane aradığını öne süren yorumlara yer verdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin yeni bir boyut kazandığına işaret ediyor. Trump yönetimi, Çin'den yapılan ithalata uyguladığı tarifelerin etkisiz kaldığını ve şirketlerin aktarma yoluyla bu tarifeleri aşmayı başardığını kabul etmiş oldu. Bu durum, Washington'un yalnızca Çin'e değil, aktarmanın yaşandığı ülkelere de baskı kurmasına neden olabilir.
Özellikle Vietnam, Meksika ve Malezya gibi ülkeler, bu süreçte ABD'nin olası misillemeleriyle karşı karşıya kalabilir. Bu ülkeler, Çin'den gelen ürünlerin yeniden ihracı için birer geçiş noktası haline geldiği için, ABD'nin bu ülkelere yönelik ek gümrük vergileri ya da ticaret kısıtlamaları getirebileceği belirtiliyor. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde önemli değişimlere yol açabilir ve bölgesel ticaret dengelerini yeniden şekillendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ve Çin arasındaki bu ticari gerilim, Türkiye'yi doğrudan hedef almasa da dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, Çin ile güçlü ticari ilişkilere sahip ve ABD ile de önemli bir ticaret hacmi bulunuyor. Bu tür bir yaptırım ortamında, Türk firmalarının ticaret rotalarını gözden geçirmesi gerekebilir. Ayrıca, ABD'nin aktarma yöntemlerine karşı başlattığı bu mücadele, Türkiye üzerinden yapılan benzer ticaret uygulamalarına da yansıyabilir ve gümrük denetimlerini artırabilir. Türkiye'nin, bu süreçte ticaret politikalarını dikkatli bir şekilde yönetmesi ve hem ABD hem de Çin ile ilişkilerini dengeleyerek potansiyel risklere karşı hazırlıklı olması önem taşıyor.