Beyaz Saray, Çin'in ABD'nin uyguladığı gümrük tarifelerinden kaçınmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle onlarca ülkeyi suçlayan kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, söz konusu ülkelerin üçüncü ülkeler üzerinden yapılan ve "transshipment" olarak bilinen ticaret yöntemleriyle Amerika Birleşik Devletleri'nin yıllık on milyarlarca dolarlık vergi gelirinden mahrum kaldığı öne sürülüyor. Bu gelişme, Washington ile Pekin arasındaki ticaret savaşının yeni bir cepheye taşındığına işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Beyaz Saray Ulusal Ticaret Konseyi tarafından hazırlanan rapor, Çin menşeli ürünlerin, tarifelerin daha düşük olduğu veya uygulanmadığı ülkelere gönderildiğini ve ardından ABD'ye ithal edildiğini belgeliyor. Bu yöntemle Çin, ABD'nin özellikle son yıllarda artırdığı gümrük vergilerinden kaçınmış oluyor. Raporda, bu uygulamanın sadece ABD'nin vergi gelirlerini azaltmakla kalmayıp, yerli üreticilere de haksız rekabet yarattığı vurgulanıyor.
Raporda adı geçen ülkeler arasında Vietnam, Malezya, Meksika ve Kanada gibi büyük ticaret ortakları bulunuyor. Özellikle Vietnam ve Meksika, Çin'den gelen malların yeniden ihracatında önemli birer durak haline gelmiş durumda. ABD yönetimi, bu ülkelerden gelen ithalatta menşe kurallarının daha sıkı uygulanmasını talep ediyor. Ayrıca rapor, ABD Gümrük ve Sınır Koruma ajansının bu tür transshipment vakalarını tespit etmek için yeni teknolojiler ve istihbarat yöntemleri kullanmaya başladığını da aktarıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu suçlamalar, küresel ticaret sisteminde zaten var olan gerilimleri daha da artırıyor. ABD'nin Çin'e yönelik tarifeleri, birçok çok uluslu şirketin tedarik zincirlerini Çin'den diğer Asya ülkelerine veya Latin Amerika'ya kaydırmasına neden olmuştu. Ancak bu rapor, bu kaydırmanın bir kısmının gerçek bir üretim taşıması değil, sadece kağıt üzerinde yapılan bir yönlendirme olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, ABD'nin ticaret politikasının etkinliğini sorgulatırken, diğer ülkelere de yaptırım tehditlerini artırıyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu raporla birlikte söz konusu ülkelere yönelik yeni gümrük vergileri veya diğer ticari kısıtlamalar getirebileceğini belirtiyor. Bu da küresel tedarik zincirlerinde yeni düzenlemelere yol açabilir. Öte yandan Çin, bu tür suçlamaları reddederek, uluslararası ticaret kurallarına uyduğunu savunuyor. Pekin yönetimi, ABD'nin bu tutumunu "korumacılık" ve "ticaret savaşı" olarak nitelendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin'den yapılan ithalatta önemli bir aktör olmamakla birlikte, küresel ticarette yaşanan bu tür gerilimlerden dolaylı olarak etkilenebilir. ABD'nin bu konudaki katı tutumu, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin ihracat pazarlarını daraltabilir. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile olan ticari ilişkilerinde benzer transshipment iddialarıyla karşı karşıya kalma ihtimali bulunuyor. Türk ihracatçılarının uluslararası ticaret kurallarına uyum sağlaması ve menşe belgelerinin doğruluğu konusunda dikkatli olması gerekiyor. Bu rapor, Türkiye'nin ticaret politikalarını gözden geçirmesi ve ABD'nin olası yeni kısıtlamalarına karşı hazırlıklı olması için bir uyarı niteliği taşıyor.