ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Devlet Konseyi Başkan Yardımcısı He Lifeng, 11 Eylül 2025 tarihinde New York'ta bir araya gelerek yapay zeka (YZ) konusunda düzenli bir diyalog başlatma konusunda mutabakata vardı. Görüşme, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in önümüzdeki haftalarda yapması beklenen zirve öncesinde iki ülke arasındaki ekonomik ve teknolojik gerilimi azaltma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Görüşmenin Arka Planı
ABD Hazine Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Bessent ve He, yapay zekanın ekonomik etkileri, güvenlik standartları ve uluslararası işbirliği konularında bir çalışma grubu oluşturulması konusunda anlaştı. İki yetkili, ayrıca ticaret dengesizlikleri, yatırım kısıtlamaları ve teknoloji transferi gibi başlıkları da ele aldı. Görüşmenin olumlu bir atmosferde geçtiği ve tarafların önümüzdeki aylarda teknik düzeyde toplantılar yapmayı planladığı belirtildi.
Çin tarafından yapılan açıklamada ise He Lifeng'in, ABD'nin çip ihracatına yönelik kısıtlamalarını ve yapay zeka alanındaki teknoloji ambargolarını gündeme getirdiği, ancak diyaloğun sürdürülmesi konusunda istekli olduğunu ifade ettiği kaydedildi. Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsü, "İki ülke arasındaki yapıcı diyalog, küresel ekonomik istikrar için hayati önem taşıyor" dedi.
Bu görüşme, 2023 yılında San Francisco'daki APEC zirvesinde bir araya gelen Trump ve Xi'nin ardından iki ülke arasındaki ilk üst düzey ekonomik temaslardan biri olma özelliği taşıyor. O tarihten bu yana ABD, Çin'e yönelik ileri teknoloji ürünlerine getirdiği ihracat kontrollerini sıkılaştırmış, Çin ise karşılık olarak nadir toprak elementleri ihracatında kısıtlamalara gitmişti. Ancak son aylarda her iki taraf da ticari gerilimi düşürme sinyalleri veriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-Çin ilişkilerindeki bu yumuşama, yalnızca iki ülke ekonomilerini değil, küresel tedarik zincirlerini ve teknoloji sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Yapay zeka, hem ekonomik büyüme hem de askeri güç açısından stratejik bir alan olarak öne çıkıyor. İki ülkenin YZ konusunda diyalog başlatması, uluslararası alanda yapay zeka yönetişimi konusundaki belirsizlikleri bir ölçüde azaltabilir.
Avrupa Birliği ve Japonya gibi aktörler, ABD-Çin arasındaki teknoloji rekabetinin kendi ekonomileri üzerindeki etkilerini yakından izliyor. Özellikle çip tedariki ve yapay zeka düzenlemeleri konusunda küresel bir uzlaşı arayışı devam ediyor. ABD'nin Çin ile diyaloğa açık olması, diğer ülkeler için de bir emsal teşkil edebilir.
Öte yandan, görüşmenin somut bir anlaşma ile sonuçlanmaması, taraflar arasındaki güvensizliğin sürdüğünü gösteriyor. Yapay zeka alanındaki işbirliği, veri güvenliği, fikri mülkiyet hakları ve askeri kullanım gibi hassas konuları içerdiğinden, diyaloğun ne kadar ilerleyeceği belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Çin arasındaki yapay zeka diyaloğu, Türkiye'nin teknoloji ve dış politika stratejileri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, son yıllarda yerli yapay zeka ekosistemini güçlendirmeye çalışırken, bir yandan da Batı ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinde denge politikası izliyor. ABD-Çin geriliminin yumuşaması, Türkiye'nin her iki taraftan da teknoloji transferi ve işbirliği imkanlarını artırabilir. Ayrıca, küresel yapay zeka yönetişiminde atılacak adımlar, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası düzenlemeleri etkileyebilir. Bu nedenle, diyaloğun somut çıktıları Türkiye'nin dijital dönüşüm ve savunma sanayii projeleri için fırsatlar veya riskler barındırabilir.