Washington, Beijing'in ABD'nin yüksek gümrük vergilerinden kaçınmak için onlarca ülkeyi transit noktası olarak kullandığını ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. ABD Ticaret Temsilciliği'nin (USTR) hazırladığı rapora göre, Çinli ihracatçılar, daha düşük tarife oranlarına sahip ülkeler üzerinden mal göndererek ABD pazarına erişim sağladı. Bu durum, Trump yönetiminin Çin'e yönelik ticaret politikalarını delik deşik ederken, küresel ticaret savaşında yeni bir cephe açıyor. Rapor, özellikle Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Orta Doğu'daki bazı ülkelerin bu süreçte kilit rol oynadığını belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Ticaret Savaşının Yeni Cephesi
ABD Ticaret Temsilciliği'nin raporu, Çin'in 2018'den bu yana uygulanan ek gümrük vergilerinden kaçınmak için geliştirdiği yöntemleri ayrıntılı şekilde ortaya koyuyor. Rapora göre, Çinli üreticiler mallarını önce üçüncü ülkelere gönderiyor, burada minimal düzeyde işlem yapılarak ya da hiç işlem yapılmadan yeniden ihraç ediliyor. Bu sayede, ABD'nin Çin mallarına uyguladığı ortalama yüzde 19.9'luk tarife yerine, transit ülkelerin ortalama yüzde 3.6'lık tarifesine tabi tutularak ABD'ye giriş yapılıyor.
Raporda, bu yöntemin özellikle tekstil, elektronik ve otomotiv parçaları sektörlerinde yoğunlaştığı vurgulanıyor. 2022-2024 yılları arasında, bu ülkeler üzerinden yapılan Çin menşeili ithalatın değerinin 45 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Bu rakam, Çin'in ABD'ye doğrudan ihracatının yaklaşık yüzde 8'ine denk geliyor. Uzmanlar, bu durumun ABD'nin ticaret politikasının etkinliğini ciddi şekilde zayıflattığını ve Çin'in küresel tedarik zincirlerindeki hakimiyetini pekiştirdiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yeni Ticaret Rotları
Rapor, Çin'in bu stratejisinde en çok kullandığı ülkeleri de sıralıyor. Bunlar arasında Vietnam, Malezya, Tayland, Meksika, Brezilya ve Birleşik Arap Emirlikleri öne çıkıyor. Özellikle Meksika, ABD ile olan serbest ticaret anlaşması (USMCA) sayesinde Çinli firmalar için adeta bir ‘arka kapı' haline gelmiş durumda. Çinli şirketler, Meksika'daki tesislerinde montaj işlemleri gerçekleştirerek ürünlerini ABD'ye sıfır tarife ile ihraç ediyor. Benzer şekilde, Vietnam da Çin'den ithal ettiği ara malları işleyerek ABD'ye ihraç ediyor.
Bu durum, küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendirirken, söz konusu ülkelerin ihracat rakamlarında da ciddi artışlara yol açıyor. Örneğin, Vietnam'ın ABD'ye ihracatı 2018'den bu yana yüzde 150 artarken, bu artışın büyük bölümünün Çin menşeili malların yeniden ihracından kaynaklandığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesi halinde ABD'nin ticaret açığının kapanmak yerine derinleşeceğini, ancak açığın kaynağının değişeceğini ifade ediyor. ABD'li yetkililer, bu ülkelere yönelik ek önlemler alacaklarını ve gümrük kurallarını sıkılaştıracaklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin ticaret politikası açısından iki yönlü bir etki yaratabilir. İlk olarak, Türkiye de düşük tarife avantajını kullanarak Çin'den gelen malları ABD'ye yeniden ihraç etme potansiyeline sahip ülkeler arasında yer alıyor. Ancak Türkiye'nin ABD ile arasındaki ticari ilişkilerin hassasiyeti ve mevcut gümrük anlaşmaları, bu potansiyelin sınırlı kalmasına neden olabilir. İkinci olarak, ABD'nin bu tür transit ticareti engellemeye yönelik önlemleri, Türkiye üzerinden yapılan bazı ticaret akışlarını da olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, ABD'nin ticaret politikalarındaki bu yeni sertleşmeyi yakından takip etmesi ve kendi ihracat stratejilerini bu yeni duruma göre uyarlaması gerekiyor. Ayrıca, küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi, Türkiye'nin dış ticaretinde çeşitlendirme çabalarını hızlandırması için bir fırsat olabilir.