ABD ve Çin arasında yeni bir ticaret müzakeresi turu, 2025 yılı itibarıyla New York'ta başladı. Bloomberg'in haberine göre, görüşmeler iki ülke arasındaki ticaret savaşını sona erdirmeyi ve karşılıklı tarifeleri azaltmayı amaçlıyor. Bloomberg TV'nin Sydney'den canlı yayınlanan "The Asia Trade" programında konuşan uzmanlar, görüşmelerin Asya piyasaları açıldığında yakından takip edildiğini belirtti. Haidi Stroud-Watts ve Paul Allen'ın sunduğu programda, görüşmelerin global piyasalar üzerindeki etkileri analiz edildi.
Ticaret Savaşının Arka Planı
ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimi, 2018 yılında ABD'nin Çin'e yönelik çelik ve alüminyum tarifeleriyle başlamış, ardından iki ülke karşılıklı olarak milyarlarca dolarlık ürüne ek tarife uygulamıştı. 2020'de imzalanan "Faz 1" anlaşması ile bir miktar yumuşama sağlansa da, anlaşmanın tam olarak uygulanmaması ve Çin'in ticaret fazlasının devam etmesi nedeniyle gerilim sürdü. 2024'te ABD, Çin'e yönelik çip ve yeşil enerji ürünlerinde tarifeleri artırdı. Çin ise karşılık olarak ABD tarım ürünlerine ek vergiler getirdi. Bu süreçte iki ülke arasındaki ticaret hacmi daraldı, ancak Çin'in ABD'ye olan ihracatı hala yüksek seviyelerde.
New York'taki görüşmeler, iki ülkenin üst düzey ticaret temsilcileri arasında gerçekleşiyor. ABD tarafını Ticaret Temsilcisi Ofisi'nden yetkililer, Çin tarafını ise Ticaret Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri temsil ediyor. Görüşmelerin gündeminde, tarifelerin kademeli olarak kaldırılması, fikri mülkiyet hakları, teknoloji transferi ve devlet destekleri gibi konular var. Ayrıca, iki ülkenin küresel tedarik zincirlerindeki rolü ve iklim değişikliğiyle mücadelede işbirliği de masada.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
ABD-Çin ticaret görüşmeleri, dünya ekonomisi için büyük önem taşıyor. İki ülke, küresel GSYİH'nın yaklaşık %40'ını oluşturuyor ve dünya ticaretinin önemli bir kısmını gerçekleştiriyor. Görüşmelerden olumlu bir sonuç çıkması, küresel piyasalarda risk iştahını artırabilir, emtia fiyatlarını dengeleyebilir ve tedarik zinciri baskılarını hafifletebilir. Öte yandan, müzakerelerin başarısız olması veya uzaması, yeni tarifeler ve ticaret kısıtlamaları anlamına gelebilir; bu da enflasyonu körükleyebilir ve küresel büyümeyi yavaşlatabilir.
Asya piyasaları, görüşmelerin başladığı saatlerde karışık bir seyir izledi. Tokyo ve Hong Kong borsaları hafif düşüşle açılırken, Şanghay ve Shenzhen'de teknoloji hisseleri değer kazandı. Analistler, yatırımcıların görüşmelerden gelecek açıklamaları beklediğini ve pozisyon almakta temkinli davrandığını belirtiyor. Bloomberg'in haberine göre, görüşmelerin ilk gününde somut bir adım atılması beklenmiyor; taraflar öncelikle pozisyonlarını netleştirecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ve Çin arasındaki ticaret görüşmelerini yakından izlemek durumunda. Türkiye'nin ihracatında ABD ve Çin önemli paya sahip; ayrıca Türkiye, Çin'in kuşak-yol projesi kapsamında Orta Koridor'un kilit ülkesi konumunda. Görüşmelerden çıkacak olumlu sonuç, küresel ticaretin canlanmasına ve Türkiye'nin ihracat pazarlarında istikrara katkı sağlayabilir. Ancak ticaret savaşının yeniden alevlenmesi, TL üzerinde baskı yaratabilir ve enerji ithalat maliyetlerini artırabilir. Türkiye, denge politikası izleyerek hem ABD hem de Çin ile ilişkilerini korumaya çalışıyor; bu süreçte ekonomik diplomasi kritik önem taşıyor.