ABD'li iki partili bir grup senatör, yabancı hükümetlerin ABD topraklarında bireyleri tehdit etme, sindirme veya taciz etme eylemlerini hedef alan sert yaptırımlar öngören bir yasa tasarısını 14 Temmuz Salı günü Senato'ya sundu. “Dış Tehditlere Karşı ABD Topraklarını Koruma Yasası” adlı tasarı, özellikle Çin ve İran'ın sınır ötesi baskı operasyonlarına karşı bir caydırıcı olarak tasarlandı. Tasarı, yabancı ajanların bu tür eylemlerine yönelik cezai yaptırımları artırmayı ve mağdurların tazminat almasını kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Yasa tasarısının kapsamı ve gerekçesi
Reuters haber ajansına konuşan tasarıyı hazırlayan Senatörler Ben Cardin (Demokrat) ve Marco Rubio (Cumhuriyetçi), Çin ve İran'ın ABD'de yaşayan muhalifleri, gazetecileri ve akademisyenleri hedef alan “transnasyonel baskı” taktiklerinin arttığını belirtti. Tasarı, yabancı hükümetlerin ABD vatandaşlarına veya ABD'de yasal olarak bulunan kişilere yönelik tehdit, şiddet veya ekonomik baskı gibi eylemlerini suç kapsamına alıyor. Suçlu bulunan yabancı ajanlar 20 yıla kadar hapis ve 1 milyon dolara kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Ayrıca, bu eylemlerin mağdurlarının ABD mahkemelerinde tazminat davası açmasına olanak tanınıyor.
Özellikle, Çin'in “uyarı”, “ikna” ve “baskı” olarak adlandırılan yöntemlerle Çin asıllı ABD vatandaşlarını hedef aldığı iddia ediliyor. ABD istihbarat raporları, Çin hükümetinin bu yollarla kendisine eleştirel yaklaşan diaspora üyelerini susturmaya çalıştığını ortaya koyuyor. İran ise özellikle rejim karşıtı aktivistleri ve gazetecileri hedef alan benzer yöntemler kullanmakla suçlanıyor.
Küresel boyut ve insan hakları
Bu yasa tasarısı, uluslararası hukuk bağlamında tartışmalara yol açma potansiyeli taşıyor. Bazı hukuk uzmanları, yasanın yabancı devletlerin diplomatik dokunulmazlık haklarını ihlal edebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak tasarının savunucuları, yasanın sadece ABD'de işlenen ve ABD yasalarını ihlal eden eylemleri kapsadığını, dolayısıyla uluslararası hukuka aykırı olmadığını savunuyor. Tasarı, insan hakları savunucuları tarafından memnuniyetle karşılanırken, Çin ve İran hükümetleri henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Analistler, yasanın kabul edilmesi halinde ABD ile Çin ve İran arasındaki gerilimi daha da tırmandırabileceğini belirtiyor. Özellikle Çin, daha önce ABD'nin benzer yaptırımlarına misilleme yapmıştı. Öte yandan, bu yasa ABD'nin yurtdışındaki vatandaşlarını koruma konusundaki kararlılığını gösteren bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası hukuk ve egemenlik ilkelerine verdiği önem bağlamında dikkatle izlenmelidir. ABD'nin kendi topraklarında yabancı devletlerin baskıcı eylemlerine karşı sert önlemler alması, benzer uygulamalarla mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyuyor. Türkiye, başta FETÖ olmak üzere bazı yapılanmaların yurtdışındaki faaliyetleri nedeniyle benzer tehditlerle karşı karşıya kalmış bir ülke olarak, bu tür yasaların uluslararası alanda caydırıcılık sağlayabileceğini ve kendi güvenlik politikalarına dolaylı olarak katkı sunabileceğini değerlendirebilir. Ancak, yasanın uygulanmasının ABD'nin kendi çıkarlarına göre şekillenme riski, Türkiye gibi ülkeler için belirsizlik yaratabilir.