ABD'li yetkililer, İngiltere'ye ait Hint Okyanusu'ndaki Chagos Takımadaları'nı satın almak için bir plan hazırladı. The Telegraph gazetesinin haberine göre, Washington yönetimi, Birleşik Krallık'ı devre dışı bırakarak stratejik öneme sahip Diego Garcia adasındaki askeri üssün kontrolünü doğrudan ele geçirmeyi hedefliyor. Plan, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını kalıcı hale getirme ve İngiltere ile devam eden egemenlik tartışmalarını sonlandırma amacını taşıyor. Chagos Adaları, 1960'lardan bu yana İngiltere tarafından yönetiliyor, ancak Mauritius ve Birleşmiş Milletler, adaların egemenliğinin Mauritius'a ait olduğunu savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Chagos Adaları, Hint Okyanusu'nda stratejik bir konuma sahip. Diego Garcia adası, ABD'nin bölgedeki en önemli askeri üslerinden birine ev sahipliği yapıyor. Soğuk Savaş döneminde inşa edilen üs, günümüzde Orta Doğu ve Asya'daki askeri operasyonlar için kritik bir lojistik merkez olarak kullanılıyor. İngiltere, adaları 1965 yılında Mauritius'tan ayırarak Britanya Hint Okyanusu Toprakları'nı kurdu. Ancak Mauritius, adalar üzerindeki egemenlik iddiasından vazgeçmiyor. 2019 yılında Uluslararası Adalet Divanı, İngiltere'nin Chagos Adaları'nı yönetme hakkının olmadığına ve adaların Mauritius'a ait olduğuna karar verdi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da bu kararı onayladı. Buna rağmen İngiltere, adaları fiilen kontrol etmeye devam ediyor ve ABD ile ortak askeri operasyonlar yürütüyor.
ABD'nin satın alma planı, İngiltere'nin adalarla ilgili yasal ve diplomatik sorunlarından kaçınma girişimi olarak yorumlanıyor. Washington, doğrudan egemenlik elde ederek, Diego Garcia'daki üssünün geleceğini güvence altına almayı hedefliyor. Planın detayları henüz kamuoyuna açıklanmış değil, ancak uzmanlar, satın alma işleminin milyarlarca doları bulabileceğini tahmin ediyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın hükümeti, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak geçmişte İngiltere, adaların egemenliğini devretmeye sıcak bakmadığını belirtmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Chagos Adaları'nın statüsü, sadece İngiltere ve ABD arasında bir mesele değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel dengeleri de etkiliyor. Mauritius, adaların iadesi için uluslararası hukuk mücadelesini sürdürüyor. Afrika Birliği de Mauritius'un yanında yer alıyor ve İngiltere'yi sömürgecilikten arta kalan bu sorunu çözmeye çağırıyor. ABD'nin adaları satın alması, Mauritius ve Afrika Birliği tarafından 'neokolonyal bir hamle' olarak eleştirilebilir. Öte yandan, Çin, Hint Okyanusu'nda askeri varlığını artırıyor. Diego Garcia üssü, ABD'nin Çin'in bölgedeki etkisini dengeleme çabalarında kilit bir rol oynuyor. Satın alma işlemi, ABD'nin bölgedeki askeri üstünlüğünü pekiştirebilir ve Çin ile gerilimi tırmandırabilir.
Birleşmiş Milletler'in kararına rağmen İngiltere'nin adaları elinde tutması, uluslararası hukukun işlerliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. ABD'nin satın alma planı, bu hukuki belirsizliği daha da karmaşık hale getirebilir. Eğer Washington, BM kararlarını dikkate almadan adaları satın alırsa, uluslararası toplumda tepkilere yol açabilir. Ayrıca, Chagos diasporası, adalara geri dönmek için yıllardır mücadele ediyor. Satın alma, bu kişilerin haklarını da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Hint Okyanusu'ndaki jeopolitik dengeyi etkileme potansiyeli taşıyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesi, Çin ile rekabeti derinleştirecek ve bu rekabet, Türkiye'nin enerji ticaret yolları ve deniz güvenliği gibi konularını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika kıtasıyla artan ticari ve diplomatik ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda, Mauritius gibi Afrika ülkelerinin egemenlik haklarına saygı duyulması, Ankara'nın uluslararası hukuka vurgu yapan dış politikasıyla uyumlu olacaktır. Kısacası, sürecin uluslararası hukuk çerçevesinde ilerlemesi Türkiye'nin çıkarına olacaktır.