Muhafazakar kanadın önde gelen gizlilik savunucuları, ABD Senatosu'nun merkez bankası dijital para birimi (CBDC) oluşturulmasına yönelik üç yıllık bir yasağı, federal hükümetin mahkeme kararı olmaksızın yürüttüğü geniş yetkili dinleme programının (FISA 702) uzun süreli uzatılmasıyla eşleştiren teklifine sert tepki gösteriyor. Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi ve bazı Demokrat üyeler, bu paket düzenlemenin "gizlilik ile ulusal güvenlik arasında yanlış bir takas" oluşturduğunu savunuyor.
Senato teklifi ve muhafazakarların itirazları
Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Tom Cotton (R-Ark.) liderliğinde hazırlanan teklif, üç yıl boyunca ABD Merkez Bankası'nın (Fed) dijital dolar (CBDC) pilot uygulaması başlatmasını yasaklarken, aynı yasa tasarısıyla FISA'nın 702. maddesi kapsamındaki yabancı istihbarat dinleme yetkisini dört yıl daha uzatmayı öngörüyor. Ancak Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi'ndeki gizlilik odaklı Cumhuriyetçiler, bu düzenlemenin Amerikalıların anayasal haklarını zedelediğini belirterek karşı çıkıyor. Özellikle, FISA 702'nin Amerikan vatandaşlarının uluslararası iletişimlerini mahkeme kararı olmadan dinleme yetkisi vermesi, geçmişte yanlış kullanım örnekleriyle birlikte eleştiriliyor. Muhafazakarlar, CBDC yasağını desteklemekle birlikte, bu iki düzenlemenin birbirine bağlanmasını kabul etmiyor; bunun bir "pazarlık" değil, "gözetim devletinin genişletilmesi" olduğunu ifade ediyor.
Senatör Cotton ise teklifin ulusal güvenlik için hayati olduğunu savunuyor: "CBDC'nin yasaklanması, Amerikan finansal mahremiyetini korurken, FISA yetkileri terör ve casusluk tehditlerine karşı bizi koruyor." Ancak Temsilciler Meclisi'ndeki muhalifler, FISA yenilemesinin daha kapsamlı reformlar yapılmadan geçirilmemesi gerektiğini düşünüyor. Bu görüş ayrılığı, Kongre'de partiler arası bir çatışmaya dönüşmüş durumda.
Küresel ve bölgesel boyut: ABD'nin CBDC politikası ve gözetim tartışmaları
Bu tartışma, ABD dışında da yankı buluyor. Dünya genelinde Çin, İsveç ve Nijerya gibi ülkeler CBDC projelerini hızlandırırken, ABD'nin bu alandaki yavaş ilerleyişi ve federal düzeydeki siyasi çekişmeler, küresel finansal sistem üzerinde belirsizlik yaratıyor. Özellikle Çin'in dijital yuanı, uluslararası ödemelerde önem kazanırken; ABD'nin CBDC konusunda net bir strateji belirleyememesi, doların hakimiyetini zayıflatabilir. Diğer yandan, FISA 702 tartışmaları, ABD'nin müttefik ülkelerle olan istihbarat paylaşım düzenlemelerini de etkiliyor. Avrupa Birliği, ABD vatandaşlarının veri gizliliği konusunda daha sıkı kurallar getirirken, FISA'nın geniş dinleme yetkileri transatlantik veri akışı anlaşmalarını tehlikeye atıyor. Bu durum, küresel teknoloji şirketlerini de zor durumda bırakıyor; çünkü hem ABD yasalarına hem de Avrupa'nın GDPR düzenlemelerine uyum sağlamak zorunda kalıyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye açısından iki boyutlu bir önem taşıyor. Birincisi, Türkiye'nin kendi CBDC çalışmaları (Dijital Lira) devam ederken, ABD'nin bu konudaki yavaş ve tartışmalı süreci, Türkiye'ye dijital para alanında öncülük fırsatı verebilir. İkincisi, FISA yetkilerinin ABD'de sıkılaştırılması veya genişletilmesi, Türkiye'deki kurumların ABD ile istihbarat paylaşımı ve veri güvenliği konularında dikkatli olmasını gerektiriyor. Türk bankaları ve finans kuruluşları, olası bir ABD CBDC'sine entegrasyon veya alternatif dijital para sistemleri için hazırlıklı olmalı. Ayrıca, ABD iç siyasetindeki bu kutuplaşma, Türkiye-ABD ilişkilerinde güvenlik ve ticaret konularında yeni pazarlık alanları yaratabilir.