ABD'nin Fox News kanalına konuşan bir büyükelçisi, eski Başkan Donald Trump'ın Çin'e silah satışı teklif ettiğini açıkladı. Büyükelçi, Trump'ın görevde olduğu dönemde Pekin yönetimine yönelik böyle bir teklifte bulunduğunu belirtti. Açıklamanın ne zaman ve hangi bağlamda yapıldığı netleşmezken, iddia ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir tartışma başlattı. Konuyla ilgili resmi bir doğrulama ya da yalanlama henüz gelmedi.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ile Çin arasındaki silah satışı konusu, Soğuk Savaş sonrası dönemde genellikle Tayvan ekseninde gündeme geldi. Washington, 1979'daki Tayvan İlişkileri Yasası çerçevesinde Taipei yönetimine savunma amaçlı silah satışı yapıyor. Pekin ise bu satışları protesto ederek Tayvan'ın kendi topraklarının bir parçası olduğunu savunuyor. Dolayısıyla ABD'nin Çin anakarasına silah satışı yapması, mevcut politikalar ve yaptırım rejimleri açısından son derece sıra dışı bir adım olarak değerlendiriliyor.
Trump'ın başkanlığı döneminde (2017-2021) ABD-Çin ilişkileri ticaret savaşı, teknoloji yasakları ve Kovid-19 salgını nedeniyle tarihi bir gerilim yaşadı. Yine de Trump, zaman zaman Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile kişisel ilişkisini öne çıkararak bir ticaret anlaşması imzaladı. Bu süreçte Pekin'e savunma sistemleri satışı gibi bir teklifin masaya gelip gelmediği bilinmiyor. Büyükelçinin Fox News'e yaptığı açıklama, bu tür bir olasılığın ilk kez kamuoyuna yansıması olabilir.
ABD'de silah satışları, Kongre'nin onayına tabi olan ve insan hakları, bölgesel istikrar gibi kriterlere göre değerlendirilen bir süreç. Çin'e yapılacak olası bir satış, mevcut yasalar ve ihracat kontrol düzenlemeleri nedeniyle ciddi hukuki ve siyasi engellerle karşılaşırdı. Ayrıca ABD'nin müttefikleri, özellikle Japonya ve Güney Kore, böyle bir adımı güvenliklerine tehdit olarak görebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Asya-Pasifik'te ABD ile Çin arasındaki askeri denge, Tayvan Boğazı, Güney Çin Denizi ve Kuzey Kore gibi hassas başlıklarda belirleyici. Çin'e silah satışı iddiası doğruysa, bu ABD'nin bölgedeki müttefiklik ilişkilerini sarsabilir. Japonya, Avustralya ve Filipinler gibi ülkeler, ABD'nin Çin'e karşı caydırıcılık taahhüdünü sorgulayabilir. Öte yandan Pekin, olası bir satışı kendi egemenliğine müdahale olarak görecek ve karşı önlemler alabilir.
Küresel silah ticaretinde ABD, dünyanın en büyük ihracatçısı konumunda. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 2019-2023 döneminde küresel silah ihracatının yaklaşık yüzde 40'ı ABD kaynaklı. Çin ise son yıllarda savunma sanayiinde yerelleşmeyi artırarak dışa bağımlılığı azalttı. Bu nedenle ABD'nin Çin'e silah satma teklifi, stratejik olduğu kadar sembolik bir hamle olarak da okunabilir. Ancak böyle bir teklifin gerçekleşmesi halinde, bölgesel güvenlik mimarisi ve ittifak sistemleri yeniden şekillenebilir.
Fox News'e konuşan büyükelçinin kimliği ve hangi ülkede görev yaptığı açıklanmadı. Fox News, genellikle Trump'a yakın yayın çizgisiyle biliniyor. Açıklamanın iç siyaset malzemesi olarak kullanılma ihtimali de göz ardı edilmemeli. Önümüzdeki günlerde Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı veya Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan bir açıklama gelip gelmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki silah satışı tartışması, doğrudan Türkiye'yi bağlamasa da küresel güç dengesi ve NATO içi dayanışma açısından önemli. Türkiye, son yıllarda hem ABD hem de Çin ile savunma ve ekonomi alanında ilişkilerini çeşitlendiriyor. Olası bir ABD-Çin yakınlaşması veya gerilimi, Türkiye'nin F-16 tedariki, S-400 meselesi ve Asya açılımı gibi başlıklarda manevra alanını etkileyebilir. Ayrıca ABD'nin silah ihracatındaki olası bir değişim, Türkiye'nin savunma sanayi iş birliklerini ve jeopolitik konumunu yeniden değerlendirmesine yol açabilir.