İsrail ordusu, Perşembe günü Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki Kusra köyünde Filistinli sivillere yönelik ablukayı sürdüren radikal yerleşimcilere karşı askeri operasyon başlattı. Bu hamle, ABD'nin Kudüs Büyükelçisi Tom Nides'ın olayı 'terör eylemi' olarak nitelendirdiği alışılmadık derecede sert bir eleştirinin ardından geldi. İsrail güçleri, yerleşimcilerin bölgedeki şiddetini sona erdirmek ve köylülerin güvenliğini sağlamak için müdahale etti. Olay, İsrail'in Batı Şeria'da yeni bir yerleşim birimini açtığı bir döneme denk geldi ve bölgedeki tansiyonu daha da artırdı.
Gelişmenin Arka Planı
Kusra köyü, Pazar gününden bu yana, yaklaşık 200 silahlı yerleşimcinin bölgedeki Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri ve köy yollarını kapatması nedeniyle kuşatma altında. Yerleşimcilerin, yakınlardaki bir tarım arazisindeki bir ağaca zarar verdikleri ve ardından köylülerin tepkisiyle çatışmaların başladığı bildirildi. İsrail ordusu, başlangıçta yerleşimcilere müdahale etmekte tereddüt etti; ancak ABD Büyükelçisi Nides'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Kusra'da yaşananlar kabul edilemez. Bu bir terör eylemidir ve derhal sona erdirilmelidir' ifadelerini kullanmasının ardından harekete geçti. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, yerleşimcilere karşı 'sıfır tolerans' politikası uygulayacaklarını belirtti ve orduya, köydeki ablukayı kaldırmak için asker gönderme talimatı verdi.
Perşembe sabahı erken saatlerde, çok sayıda İsrail askeri zırhlı araçlarla Kusra'ya girdi ve yerleşimcilerin kurduğu barikatları kaldırdı. Askerler, köyün girişinde bekleyen ve Filistinlilerin geçişini engelleyen yerleşimcileri dağıttı. Olaylar sırasında birkaç Filistinlinin gözaltına alındığı ve bazı yerleşimcilerle askerler arasında arbede yaşandığı bildirildi. Köy muhtarı Halid Musa, ordunun müdahalesinin ardından köydeki hayatın normale dönmeye başladığını, ancak yerleşimcilerin tekrar saldırabileceği endişesini taşıdıklarını söyledi.
Öte yandan, İsrail hükümeti aynı gün Batı Şeria'nın güneyindeki Yahudi yerleşim birimi 'Mevoot Yericho'da yeni bir mahallenin açılışını gerçekleştirdi. Başbakan Binyamin Netanyahu, açılış töreninde yaptığı konuşmada, 'Yahudi halkının İsrail toprakları üzerindeki tarihi haklarını genişletmeye devam edeceğiz' dedi. Bu açılış, Filistin yönetimi tarafından kınandı ve ABD Dışişleri Bakanlığı, yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve iki devletli çözümü baltaladığını yineleyen bir açıklama yayınladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kusra'daki olaylar, İsrail ile Filistin arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde yaşanıyor. Batı Şeria'da son aylarda yerleşimci şiddeti vakalarında belirgin bir artış görülüyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, 2023 yılının ilk üç ayında yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artış yaşandı. Bu saldırılar, Filistinlilerin evlerini, araçlarını ve tarım arazilerini hedef alıyor. Yerleşimci şiddeti, aynı zamanda İsrail askerlerinin Filistinlilere yönelik sert müdahaleleriyle de iç içe geçmiş durumda. Geçtiğimiz hafta Cenin mülteci kampına düzenlenen baskında 5 Filistinli hayatını kaybetmişti.
ABD'nin bu olaya gösterdiği tepki, İsrail hükümetinin aşırı sağcı üyeleriyle Washington arasında son dönemde yaşanan gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir gibi aşırı sağcı isimler, yerleşimcilere verilen desteği artırmayı savunuyor. ABD yönetimi ise iki devletli çözümü desteklediğini ve yerleşimlerin genişlemesine karşı olduğunu sık sık dile getiriyor. Nides'ın açıklaması, ABD'nin İsrail hükümeti içindeki aşırılıkçı unsurlara karşı daha net bir duruş sergilediği şeklinde yorumlanıyor. Ancak Beyaz Saray, İsrail'in güvenlik ihtiyaçlarına olan bağlılığını da vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kusra'daki yerleşimci şiddeti ve ABD'nin tepkisi, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği yeniden öne çıkarıyor. Türkiye, geçmişte olduğu gibi bu tür olayları kınayan açıklamalar yaparak Filistin yönetimiyle dayanışma mesajı verebilir. İsrail'le son dönemde normalleşme süreci yaşanmasına rağmen, Türkiye'nin Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerine karşı duruşu net. Bu tür gelişmeler, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde bir denge arayışını sürdürmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, ABD'nin İsrail'e yönelik eleştirileri, Türkiye'nin bölgedeki rolünü güçlendirebilir; çünkü Türkiye, Filistin meselesinde arabuluculuk yapabilecek bir aktör olarak öne çıkabilir. Ancak bu durum, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde hassas bir denge kurmasını gerektiriyor.