Birleşik Devletler’in en büyük metropollerinden biri, yürütülen küresel bir araştırmada dünyanın en az canlılığa sahip şehir merkezleri arasında gösterildi. Toronto Üniversitesi’ne bağlı School of Cities tarafından hazırlanan rapor, kent merkezlerinin pandemi sonrası toparlanma seviyelerini ölçerken söz konusu ABD şehri yalnızca yüzde 60’lık bir “karşılama skoru” alarak listenin alt sıralarında yer aldı. Araştırmada 2020 ve 2022 yılları arasında 55 büyük kent incelenirken, şehrin işyeri ve ziyaretçi sayısındaki düşüşün pandemi öncesi seviyelere dönemediği tespit edildi. Uzmanlar, bu durumun uzaktan çalışma trendleri ve kentsel dönüşümdeki yavaşlıkla bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Araştırmanın yöntemi ve şehrin performansı
Toronto Üniversitesi’nin Küresel Kent Merkezi Canlılık Endeksi, şehir merkezlerindeki yaya trafiği, iş yeri yoğunluğu, perakende ve kültürel etkinlikler gibi verileri analiz ederek bir puanlama sistemi oluşturuyor. 2023 yılı verilerine göre, söz konusu ABD kenti, pandemi öncesi seviyesine kıyasla yüzde 40’lık bir düşüş yaşadı. Özellikle şehir merkezindeki ofis kullanım oranı yüzde 35’e gerilerken, restoran ve kafelerdeki müşteri sayısı yarı yarıya azaldı. Araştırmada en canlı kent merkezleri arasında Dubai, Seul ve Singapur öne çıkarken, Avrupa kentleri de başarılı bir toparlanma sergiledi. ABD’de ise New York, Boston ve Washington DC gibi şehirler daha hızlı bir iyileşme gösterirken, söz konusu kentin bu kadar düşük bir puan alması uzmanları şaşırttı.
Küresel bağlam: Uzaktan çalışma ve kentsel dönüşüm
Pandemi sonrası dönemde birçok büyük şehir, uzaktan çalışmanın kalıcı hale gelmesiyle merkezlerindeki canlılığı kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Uzmanlar, ABD’deki bu durumun özellikle tek merkezli kentsel yapıya sahip şehirlerde daha belirgin olduğunu vurguluyor. Kentsel dönüşüm projelerinin yavaş ilerlemesi, boş ofis binalarının konuta dönüştürülmesindeki bürokratik engeller ve güvenlik endişeleri, kent merkezlerinin cazibesini azaltıyor. Avustralya ve Kanada’daki bazı şehirler ise karma kullanım alanları yaratarak ve kültürel etkinlikleri teşvik ederek daha başarılı bir toparlanma sağladı. Araştırma, kent merkezlerinin yeniden canlandırılması için esnek çalışma modellerine uygun altyapı yatırımlarının ve güvenli kamusal alanların önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’deki büyük şehirlerin kent merkezi planlaması açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde de pandemi sonrası uzaktan çalışma eğilimleri ve artan emlak fiyatları benzer sorunlara yol açabilir. Türkiye’nin kentsel dönüşüm projelerinde, boşalan ofis alanlarının konut ve karma kullanım projelerine dönüştürülmesi, şehir merkezlerinin canlılığını korumak için kritik önemde. Ayrıca, yerel yönetimlerin kültürel etkinlikler ve yaya dostu alanlarla merkezleri cezbedici hale getirmesi, ekonomik canlanmayı destekleyebilir. ABD’deki bu örnek, plansız kentsel dönüşümün ve tek merkezli yapının risklerini göstermesi bakımından ders niteliğinde.