ABD yönetimi, 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) hitaben yaptığı açıklamada, "El Kaide lideri Usame bin Ladin'i birlikte avladık" mesajını verdi. ABD'nin BM Daimi Temsilciliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, terörle mücadelenin uluslararası işbirliği olmadan başarılamayacağı vurgulandı. Açıklamada, ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Michael Waltz'un, BMGK'nın 15 üyesinin tamamında meydana gelen büyük terör saldırılarını sıraladığı belirtildi. Waltz, bu saldırıların her birinin küresel terör tehdidinin boyutlarını gözler önüne serdiğini ifade etti.
11 Eylül'ün Ardından Uluslararası İşbirliği ve Bin Ladin Operasyonu
11 Eylül 2001'de El Kaide tarafından düzenlenen saldırılarda New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kuleleri, Washington'daki Pentagon ve Pennsylvania'ya düşen dördüncü uçakla birlikte yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti. Saldırıların ardından ABD, "teröre karşı küresel savaş" ilan ederek Afganistan'a askeri müdahalede bulundu. 2011 yılında ise Usame bin Ladin, Pakistan'ın Abbottabad kentinde ABD özel kuvvetleri tarafından düzenlenen operasyonla öldürüldü. ABD yönetimi, bu operasyonun istihbarat paylaşımı ve uluslararası işbirliği sayesinde gerçekleştiğini belirtiyor. Açıklamada, bin Ladin'in yakalanmasının sadece ABD'nin değil, terörle mücadele eden tüm ülkelerin ortak başarısı olduğu ifade edildi.
Michael Waltz, BMGK üyesi ülkelerde yaşanan terör saldırılarını hatırlatarak, bu saldırıların her birinin farklı ülkelerde olsa da aynı tehdit algısını yansıttığını söyledi. Waltz'un listelediği saldırılar arasında 2002 Bali bombalaması (Endonezya), 2004 Madrid tren bombalamaları (İspanya), 2005 Londra metro saldırıları (Birleşik Krallık), 2015 Paris saldırıları (Fransa), 2019 Sri Lanka Paskalya saldırıları ve 2021 Rusya'daki metro saldırıları gibi eylemler yer aldı. Waltz, bu saldırıların BM Güvenlik Konseyi'nin terörle mücadele konusundaki kararlılığını göstermesi gerektiğini vurguladı.
BM Güvenlik Konseyi'nde Terörle Mücadele Vurgusu
BM Güvenlik Konseyi, 11 Eylül saldırılarının ardından 2001 yılında kabul ettiği 1373 sayılı kararla terörle mücadelede üye ülkelere yasal düzenlemeler yapma, finansal kaynakları dondurma ve istihbarat paylaşımı gibi yükümlülükler getirmişti. Bu karar, uluslararası terörle mücadelede dönüm noktası olarak kabul ediliyor. ABD'nin son açıklaması, bu kararlılığın 25 yıl sonra da sürdüğünü gösteriyor. Ancak son yıllarda BMGK'nın terörle mücadeledeki etkinliği, üyeler arasındaki siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle sorgulanıyor. Özellikle Rusya ve Çin'in veto yetkilerini kullanarak bazı kararları engellemesi, konseyin etkinliğini azaltıyor. ABD'nin bu açıklaması, BMGK içindeki birlik mesajını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Uzmanlar, ABD'nin 11 Eylül'ün yıl dönümünde BMGK'ya yaptığı bu çağrının, terörle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini yeniden hatırlatmayı hedeflediğini belirtiyor. Ancak, son yıllarda artan jeopolitik gerilimler, büyük güçler arasındaki rekabet ve bölgesel çatışmalar, terörle mücadelede ortak hareket etmeyi zorlaştırıyor. ABD'nin mesajı, bu zorluklara rağmen işbirliği çağrısı olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin BM Güvenlik Konseyi'ne yaptığı bu çağrı, Türkiye'nin terörle mücadeledeki hassasiyetini ve uluslararası işbirliği beklentilerini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, PKK/YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütleriyle mücadelede BMGK kararlarının etkin uygulanmasını ve müttefiklerinden somut destek bekliyor. Özellikle Suriye ve Irak'taki terör yapılanmalarına karşı yürütülen operasyonlarda ABD ile yaşanan görüş ayrılıkları, bu tür mesajların samimiyetini sorgulatıyor. Türkiye, 11 Eylül sonrası oluşan uluslararası terörle mücadele mimarisinin, çifte standartlardan arındırılmış ve tüm terör örgütlerini kapsayan bir yaklaşımla yeniden ele alınmasını savunuyor. Bu açıklama, Türkiye'nin BM zemininde terörle mücadele konusundaki tezlerini güçlendirmesi için bir fırsat olarak değerlendirilebilir.