Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda dünya haritalarında Afrika kıtasının ve diğer bölgelerin görünümünü düzeltmeyi amaçlayan “Haritayı Düzelt” (Correct the Map) girişimi, 164 lehte oyla kabul edildi. Oylamada tek karşı oyu ABD kullanırken, altı ülke çekimser kaldı. Böylece ABD, söz konusu karara muhalefet eden tek ülke olarak kayıtlara geçti. Karar tasarısı, Mercator projeksiyonunun neden olduğu algısal çarpıklıkları düzeltmeyi ve özellikle Afrika'nın gerçek yüzölçümüne uygun şekilde gösterilmesini hedefliyor.
Harita Tartışmasının Arka Planı
Yüzyıllardır kullanılan Mercator projeksiyonu, 16. yüzyılda Gerardus Mercator tarafından denizcilik için geliştirilmişti. Ancak bu projeksiyon, Ekvator'a yakın bölgeleri olduğundan küçük, kutuplara yakın bölgeleri ise olduğundan büyük gösteriyor. Bu nedenle Afrika, gerçek yüzölçümüne kıyasla haritalarda çok daha küçük görünüyor; örneğin Grönland, Afrika'dan daha büyük gösteriliyor. Oysa gerçekte Afrika'nın yüzölçümü 30,3 milyon km² iken Grönland sadece 2,2 milyon km²'dir. Bu çarpıklık, Afrika'nın dünya sahnesindeki algısını olumsuz etkilediği gerekçesiyle uzun süredir eleştiriliyordu.
“Haritayı Düzelt” girişimi, bu algıyı değiştirmeyi ve özellikle eğitim materyallerinde, uluslararası kuruluşların haritalarında daha adil bir temsil sağlamayı amaçlıyor. Karar tasarısı, üye ülkelere harita üretiminde ve kullanımında bu düzeltmeyi dikkate alma çağrısı yapıyor. Oylama sonucu, uluslararası toplumun büyük çoğunluğunun bu görüşü desteklediğini gösteriyor.
ABD'nin Muhalefeti ve Olası Nedenleri
ABD'nin karşı oyu, uluslararası arenada yalnız kalmasına neden oldu. Washington yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak gözlemciler, ABD'nin bu tür kararları “siyasi” bulduğunu ve teknik bir konunun siyasallaştırılmasına karşı olduğunu belirtiyor. Ayrıca ABD'nin, BM Genel Kurulu'nda sık sık İsrail karşıtı olduğunu düşündüğü kararlara karşı çıktığı biliniyor. Bu karar da benzer bir blok içinde değerlendirilmiş olabilir. Diğer yandan, ABD'nin harita standartları konusunda kendi iç düzenlemeleri ve askeri haritacılık gelenekleri de tutumunda etkili olabilir.
Çekimser kalan altı ülkenin kim olduğu henüz netleşmedi. Ancak BM Genel Kurulu oylamalarında genellikle ABD'ye yakın duran ülkelerin çekimser kalması dikkat çekici. Kararın bağlayıcılığı yok; tavsiye niteliğinde. Dolayısıyla ülkelerin harita uygulamalarını değiştirmesi zorunlu değil. Yine de bu oylama, küresel ölçekte bir farkındalık yaratması ve sivil toplum kuruluşları, eğitimciler ve harita yapımcıları üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin BM çatısı altındaki tutumunu doğrudan etkilemese de, harita algısı ve Afrika ile ilişkiler bağlamında önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da etkinliğini artıran bir ülke olarak, kıtanın adil temsiline yönelik bu tür girişimleri destekleme potansiyeline sahip. Oylamada Türkiye'nin lehte oy kullandığı anlaşılıyor; bu da Ankara'nın Afrika açılımı politikasıyla uyumlu. Ayrıca, Türkiye kendi harita ve atlaslarında Mercator projeksiyonunu kullanıyor; bu karar, ileride eğitim materyallerinde güncelleme tartışmalarını gündeme getirebilir. Küresel düzeyde ise, ABD'nin yalnız kalması, uluslararası sistemdeki güç dengeleri ve çok taraflılık açısından sembolik bir gösterge olarak yorumlanıyor.
Karar metni, üye ülkelere “harita yapımında ve kullanımında, kıtaların ve ülkelerin gerçek büyüklüklerini yansıtan projeksiyonları tercih etme” çağrısı yapıyor. BM Genel Kurulu'nun bu tür kararları bağlayıcı olmasa da, uluslararası kamuoyu üzerinde etkili olabiliyor. Önümüzdeki dönemde, özellikle eğitim ve medya kuruluşlarının bu çağrıya ne ölçüde uyacağı merak konusu. Afrika Birliği ve diğer bölgesel örgütlerin kararı memnuniyetle karşıladığı, ABD'nin tutumunu ise eleştirdiği belirtiliyor.