ABD Savunma Bakanlığı, Avustralya'nın güneydoğu kıyısında, Çin'in balistik füzelerinin menzili dışında kalacak şekilde, Deniz Piyade Kolordusu için kalıcı bir savaşa hazır cephane deposu kurmayı planlıyor. İhale belgeleri ve üst düzey Savunma Bakanlığı yetkililerine dayandırılan habere göre, bu depo ABD Deniz Piyade Kolordusu'nun Avustralya'daki ilk kalıcı cephane stoku olma özelliğini taşıyor. Proje, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesinde Çin'in artan askeri gücüne karşı caydırıcılık ve müdahale kapasitesini artırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Depo Nereye Kurulacak?
Söz konusu deponun, Queensland eyaletindeki Rockhampton şehri yakınlarında bulunan Shoalwater Körfezi'ndeki askeri eğitim alanında inşa edilmesi planlanıyor. Bölge, Çin'in konvansiyonel balistik füzelerinin menzilinin dışında kalıyor. Deponun, deniz piyadelerinin sahada kullandığı mühimmatın yanı sıra, orta ve uzun menzilli topçu mermileri ile havan topları gibi çeşitli cephaneleri barındırması öngörülüyor. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, tesisin 2026 yılına kadar faaliyete geçeceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu hamle, ABD'nin Avustralya'da askeri varlığını artırma stratejisinin bir parçası. 2021 yılında imzalanan AUKUS anlaşması kapsamında ABD, Avustralya'ya nükleer denizaltı teknolojisi transferi yapmayı ve bölgede ortak tatbikatları artırmayı taahhüt etmişti. Cephane deposu, bu işbirliğinin lojistik ayağını güçlendiriyor. Çin ise bu tür adımları "Çin'i çevreleme" çabası olarak nitelendiriyor ve bölgesel gerilimi artırdığı gerekçesiyle eleştiriyor. Uzmanlar, ABD'nin Avustralya'da kalıcı cephane stoku bulundurmasının, Çin'in Tayvan üzerindeki iddialarına karşı bir mesaj olarak yorumlanabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO üyesi olarak ABD'nin küresel askeri varlığını doğrudan etkileyen bu gelişmenin dışında kalmakla birlikte, Hint-Pasifik'teki güç dengesi değişiklikleri Türkiye'nin Asya-Pasifik ile artan ekonomik ve diplomatik ilişkileri açısından önem taşıyor. Çin'in Türkiye'ye yönelik altyapı yatırımları ve Kuşak-Yol Girişimi kapsamındaki işbirliği düşünüldüğünde, ABD-Çin rekabetinin tırmanması Türkiye'nin denge politikasını zorlayabilir. Ayrıca, bölgedeki olası bir kriz, küresel tedarik zincirlerini ve enerji fiyatlarını etkileyerek Türkiye ekonomisi üzerinde dolaylı baskı oluşturabilir.