İki yıl önce varılan anlaşma uyarınca ABD askerleri Irak'tan çekildi. Ancak bu çekilme, ABD ile İran arasındaki savaşın gölgesinde gerçekleşti ve zaman zaman Irak'a da sıçrayan çatışmalar, İran destekli milislerin geleceğine dair belirsizliği artırdı. Çekilme, Irak'ın güvenlik yapısında önemli bir boşluk yaratırken, bölgesel aktörlerin nüfuz mücadelesini derinleştiriyor.
Çekilmenin Arka Planı
ABD'nin Irak'tan asker çekme kararı, 2022 yılında yapılan bir anlaşmaya dayanıyor. Bu anlaşma, Irak hükümeti ile ABD liderliğindeki koalisyon arasında müzakereler sonucunda şekillendi. Çekilme süreci, Irak'ın egemenliğini güçlendirme ve Irak güvenlik güçlerinin ülke içindeki istikrarı sağlama kapasitesini artırma hedefini taşıyordu. Ancak süreç, ABD-İran geriliminin gölgesinde ilerledi. İran'ın Irak'taki etkisi, özellikle Halk Mobilizasyon Güçleri (HMH) bünyesindeki gruplar aracılığıyla artmış durumda. Bu gruplar, Irak güvenlik güçlerine entegre olsalar da İran'la yakın bağlarını koruyorlar.
ABD askerlerinin çekilmesi, Irak'ta İran yanlısı milislerin konumunu daha da karmaşık hale getiriyor. Bir yandan Irak hükümeti, bu grupların silahsızlandırılması veya devlet güvenlik güçlerine tam entegrasyonu konusunda baskı altında. Diğer yandan bu gruplar, kendi askeri kapasitelerini koruma eğiliminde. İran için ise Irak, stratejik derinlik açısından hayati önemde. Çekilme sonrası İran'ın Irak'taki nüfuzunu konsolide etme çabası, hem bölgesel dengeleri hem de Irak'ın iç siyasetini etkileyecek.
Çekilme sürecinin ayrıntılarına bakıldığında, ABD'nin Irak'ta bıraktığı askeri altyapı ve danışmanlık unsurları da tartışma konusu. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, çekilmenin planlandığı gibi gerçekleştiğini ve Irak güvenlik güçlerinin eğitimi için sınırlı sayıda personelin ülkede kalabileceğini belirtmişti. Ancak Irak'taki bazı siyasi gruplar, ABD'nin askeri varlığının tamamen sona ermesini talep ediyor. Bu talepler, İran yanlısı gruplar tarafından da dile getiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD askerlerinin çekilmesi, sadece Irak'ı değil, tüm Orta Doğu'yu etkileyen bir jeopolitik kayma anlamına geliyor. İran, çekilme sonrası Irak'taki etkisini artırarak bölgesel güç dengesini kendi lehine çevirmeye çalışacak. Bu durum, Suudi Arabistan, BAE ve İsrail gibi İran'ın bölgesel rakipleri için endişe kaynağı. ABD'nin Irak'tan çekilmesi, aynı zamanda Washington'ın Orta Doğu'daki askeri varlığını azaltma yönündeki daha geniş stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Ancak bu çekilme, ABD'nin bölgedeki istihbarat toplama ve terörle mücadele kapasitesini sınırlayabilir.
İran yanlısı milislerin geleceği ise belirsizliğini koruyor. Bu grupların bir kısmı, Irak siyasetinde ve ekonomisinde önemli aktörler haline gelmiş durumda. Bazıları ise silahlı faaliyetlerine devam ediyor. Irak hükümeti, bu grupları kontrol altına almakta zorlanıyor. ABD'nin çekilmesi, bu gruplar üzerindeki ABD baskısını ortadan kaldırdığı için, İran'ın bu gruplar üzerindeki etkisini artırması bekleniyor. Ancak Irak'ta geniş halk kitleleri, özellikle gençler, İran'ın artan etkisinden rahatsız. Son yıllarda Irak'ta patlak veren protestolar, bu rahatsızlığın bir göstergesi.
Uluslararası toplum, Irak'taki gelişmeleri yakından izliyor. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, Irak'ın istikrarı için çağrıda bulunurken, ülkedeki siyasi ve güvenlik reformlarının önemine dikkat çekiyor. ABD'nin çekilmesi, Irak'ın kendi güvenliğini sağlama konusundaki kapasitesini test edecek. Irak güvenlik güçlerinin, özellikle IŞİD kalıntılarına karşı mücadelede ne kadar etkili olacağı, önümüzdeki dönemde netleşecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Irak'ın kuzeyinde PKK varlığı, Türkiye için uzun süredir güvenlik tehdidi oluşturuyor. ABD askerlerinin çekilmesi, bu bölgede oluşabilecek güç boşluğunda PKK'nın hareket alanını genişletebilir. Ayrıca İran'ın Irak'taki etkisinin artması, Türkiye'nin bölgesel dengelerde yeni stratejiler geliştirmesini gerektirebilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğüne ve istikrarına önem veriyor; çekilme sonrası Irak'ın iç istikrarındaki olası bozulma, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Enerji koridorları ve ticaret yolları açısından da Irak'ın istikrarı kritik. Türkiye, gelişmeleri yakından izleyerek, Irak merkezi hükümeti ve bölgesel Kürt yönetimiyle ilişkilerini dengeli tutmaya çalışacaktır.