Japonya'nın Okinawa eyaletinde görevli bir ABD Deniz Piyadesi, yerel yetkililer tarafından cinayet şüphesiyle tutuklandı. Olay, yeni Okinawa Valisi Koja Genta'nın göreve başlamasının hemen ardından patlak verdi. Koja, seçim kampanyasında ABD askeri üslerinin azaltılması ve yerel halkın güvenliğinin artırılması sözü vermişti. Tutuklama, Tokyo'nun Okinawa ile savunma işbirliğini güçlendirme ve güneybatı adalarındaki askeri varlığını genişletme çabalarına darbe vurdu.
Gelişmenin arka planı
Okinawa, Japonya'nın güneybatısında stratejik bir konumda yer alıyor ve ABD'nin Asya-Pasifik'teki en büyük askeri üslerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Ada, yüzölçümü Japonya'nın yüzde 0,6'sı olmasına rağmen ülkedeki ABD askeri tesislerinin yaklaşık yüzde 70'ine sahip. Yerel halk, on yıllardır üslerin yol açtığı gürültü, kirlilik ve suç olaylarından şikayetçi. Özellikle ABD askerlerinin karıştığı cinsel saldırı ve cinayet gibi ağır suçlar, adada büyük protestolara yol açmış durumda.
Koja Genta, Eylül 2018'de yapılan valilik seçimini, merkezi hükümetin desteklediği rakibine karşı kazanarak göreve başladı. Seçim kampanyasının odağında, tartışmalı Futenma Hava Üssü'nün Henoko kıyısına taşınması projesine karşı çıkmak ve ABD askeri varlığının azaltılması yer alıyordu. Koja'nın zaferi, Başbakan Şinzo Abe hükümeti için önemli bir siyasi yenilgi olarak yorumlandı. Tokyo, Henoko'daki yeni üssün inşaatına devam etmek istiyor ancak yerel yönetim ve halkın direnişiyle karşılaşıyor.
Cinayet şüphesiyle tutuklanan Deniz Piyadesi'nin kimliği ve olayın ayrıntıları henüz netlik kazanmadı. Ancak Japon basınına yansıyan bilgilere göre, olay yerel halktan birinin ölümüyle sonuçlandı. ABD askeri yetkilileri, yerel makamlarla işbirliği yapılacağını açıkladı. Japonya ile ABD arasında 1960 yılında imzalanan Güvenlik Antlaşması çerçevesinde, askerlerin statüsüne ilişkin düzenlemeler bulunuyor; ancak ağır suçlarda ABD'nin yargı yetkisini kullanma eğilimi zaman zaman gerilim yaratıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Okinawa'daki bu son olay, Japonya'nın savunma politikalarında yaşanan dönüşümle aynı döneme denk geldi. Tokyo, Çin'in bölgedeki artan askeri aktiviteleri ve Kuzey Kore'nin nükleer tehdidi karşısında güneybatı adalarında savunma kapasitesini güçlendirmeye çalışıyor. Bu kapsamda, Okinawa ve çevresindeki adalarda yeni askeri tesisler ve füze savunma sistemleri konuşlandırılıyor. Ancak bu planlar, yerel halkın tepkisi ve Vali Koja'nın muhalefetiyle karşı karşıya.
ABD'nin Asya-Pasifik stratejisinde Okinawa, kritik bir üs konumunda. Özellikle Tayvan Boğazı'ndaki gerilim ve Güney Çin Denizi'ndeki anlaşmazlıklar bağlamında, Okinawa'daki askeri varlık ABD'nin bölgedeki caydırıcılığı için hayati önem taşıyor. Ancak yerel halkla yaşanan güven sorunu, bu varlığın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Son cinayet olayı, ABD askerlerinin neden olduğu suçların adadaki ABD karşıtı duyguları körükleyebileceğini gösteriyor.
Japonya hükümeti, hem ABD ile ittifakı korumak hem de Okinawa'nın taleplerini dengelemek zorunda. Başbakan Abe, geçmişte benzer olaylarda özür dilemiş ve askeri disiplini sıkılaştırma sözü vermişti. Ancak her yeni olay, Tokyo'nun Okinawa ile ilişkilerinde güveni yeniden tesis etmesini zorlaştırıyor. Vali Koja'nın olaya nasıl tepki vereceği ve merkezi hükümetten taleplerinin ne olacağı merak konusu. Koja'nın sert bir tutum takınması, Tokyo'nun güneybatı savunma planlarını yavaşlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Okinawa'daki bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'nin müttefiklik ilişkilerinde yaşanan sorunlara ve yerel halkın yabancı askeri varlığa tepkisine dair önemli ipuçları sunuyor. Türkiye, kendi topraklarında ABD ve NATO askeri varlığına ev sahipliği yapıyor ve zaman zaman benzer şekilde yerel halkın tepkisiyle karşılaşabiliyor. Ayrıca Japonya'nın savunma harcamalarını artırma ve anayasal kısıtlamaları aşma çabaları, bölgesel güvenlik dinamiklerini etkiliyor. Türkiye, Asya-Pasifik'te artan jeopolitik rekabeti ve müttefiklik ilişkilerindeki kırılganlıkları dikkatle izlemeli; zira bu dinamikler küresel güç dengelerini ve NATO içi dayanışmayı da etkileyebilir.