Üst düzey bir ABD yetkilisi, Washington'ın arabulucular aracılığıyla İran ile olumlu görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. Söz konusu açıklama, iki ülke arasındaki dolaylı diplomasinin yeniden canlandığına işaret ediyor. Görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı verilmezken, temasların bölgesel gerilimi düşürme ve İran'ın nükleer programı konusunda ilerleme sağlama amacı taşıdığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki ilişkiler, 2018'de Washington'ın tek taraflı olarak Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (KOEP) çekilmesi ve ardından uygulanan ağır yaptırımlarla ciddi şekilde bozulmuştu. İran da buna karşılık olarak nükleer programındaki taahhütlerini kademeli olarak askıya almış, uranyum zenginleştirme oranını %60'a kadar çıkarmıştı. Son dönemde Umman, Katar ve İsviçre gibi ülkelerin arabuluculuk girişimleri, taraflar arasında dolaylı temasların sürdüğünü gösteriyor. ABD yetkilisinin "olumlu" ifadesi, bu temaslarda belirli başlıklarda ilerleme kaydedildiği yönünde bir sinyal olarak yorumlanıyor. Ancak her iki taraf da doğrudan görüşmelere henüz sıcak bakmıyor. İran, ABD'nin yaptırımları tamamen kaldırmadan müzakere masasına dönmeyeceğini yinelerken, Washington da İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlaması konusunda ısrarcı.
Bölgesel ve küresel boyut
Görüşmelerin olumlu seyretmesi, Ortadoğu'daki güç dengeleri açısından kritik önem taşıyor. İran'ın nükleer programı, İsrail ve Körfez ülkeleri için başlıca güvenlik tehdidi olarak görülüyor. Ayrıca İran'ın bölgesel milis güçlerine verdiği destek, Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen'deki çatışmaları doğrudan etkiliyor. ABD'nin İran ile diyaloğu, bu cephelerde gerilimin düşmesine katkı sağlayabilir. Öte yandan Rusya ve Çin'in İran ile artan işbirliği, ABD'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştıran bir faktör. Görüşmelerin başarısı, küresel petrol fiyatları ve enerji arz güvenliği açısından da belirleyici olacak. İran'ın petrol ihracatı üzerindeki yaptırımların hafifletilmesi, piyasalara önemli miktarda arz sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran arasındaki dolaylı görüşmeleri yakından takip ediyor. İran ile uzun bir sınırı ve derin ticari bağları olan Türkiye, bölgesel gerilimin düşmesinden doğrudan kazanç sağlar. Yaptırımların hafiflemesi, Türkiye'nin İran ile enerji ticaretini ve sınır ötesi ekonomik ilişkilerini canlandırabilir. Ayrıca Türkiye, arabuluculuk girişimlerinde rol alarak bölgesel nüfuzunu artırma fırsatına sahip. Ancak olası bir nükleer anlaşma, İsrail ve Körfez ülkeleriyle dengeleri değiştirebilir; Türkiye'nin bu süreçte denge politikası izlemesi bekleniyor.