ABD'de 8 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde, 2021'deki Kongre baskınının benzeri olayların yaşanabileceği endişesi giderek artıyor. Seçim yetkilileri ve güvenlik uzmanları, özellikle kritik eyaletlerde seçim sonuçlarına yönelik itirazların ve şiddet olaylarının çıkma olasılığının yüksek olduğu uyarısında bulunuyor. 6 Ocak 2021'de eski Başkan Donald Trump'ın destekçilerinin Kongre binasını basması, ABD demokrasisi için benzeri görülmemiş bir kriz olarak hafızalara kazındı. Şimdi ise benzer bir senaryonun tekrarlanıp tekrarlanmayacağı sorusu gündemde.
Seçim güvenliği endişeleri ve hazırlıklar
Pew Araştırma Merkezi'nin son anketine göre, Amerikalıların %60'ı ara seçimlerde siyasi şiddet olasılığından endişe duyuyor. Seçim yetkilileri, 2020 seçimlerinden bu yana artan tehditlerle karşı karşıya. Özellikle Arizona, Georgia, Michigan ve Pennsylvania gibi salıncak eyaletlerde seçim çalışanlarına yönelik taciz ve tehditler rapor edildi. Adalet Bakanlığı, seçim görevlilerini korumak için özel bir görev gücü oluşturdu. Ayrıca bazı eyaletlerde seçim bürolarının çevresine güvenlik bariyerleri yerleştirildi ve personel eğitimleri artırıldı.
Seçim altyapısına yönelik siber tehditler de masada. 2020 seçimlerinde Rusya'nın müdahale girişimleri hatırlanırken, bu yıl da benzer girişimlerin olabileceği istihbarat raporlarına yansıdı. Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ve FBI, seçim sistemlerine yönelik olası saldırılara karşı eyaletlerle işbirliği içinde.
6 Ocak'ın gölgesinde bir seçim
6 Ocak Komisyonu'nun ara raporu, Kongre baskınının planlı bir girişim olduğunu ve o dönemki Başkan Trump'ın eylemleri nedeniyle ortaya çıktığını ortaya koydu. Komisyon, Trump'a yönelik cezai suçlamalar önerdi. Ancak Trump, 2024 başkanlık seçimlerine adaylığını koydu ve hala Cumhuriyetçi Parti içinde önemli bir etkiye sahip. Bu durum, ara seçimlerde Cumhuriyetçi adayların önemli bir kısmının 2020 seçim sonuçlarını sorgulamasına ve seçim güvenliği konusundaki söylemleri körüklemesine yol açıyor.
Demokrasi savunucuları, seçim sonuçlarının reddedilmesi çağrılarının şiddet olaylarını tetikleyebileceği uyarısında. Özellikle valilik ve eyalet yasama organları seçimlerinde, seçim sonuçlarını onaylama yetkisine sahip pozisyonlara gelen adayların, 2020'de olduğu gibi sonuçları tersine çevirme girişimlerinde bulunabileceği endişesi var. Bazı eyaletlerde seçim kurullarına yapılan baskılar ve görevden almalar yaşandı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD'deki seçim istikrarı, küresel ekonomi ve güvenlik açısından da büyük önem taşıyor. Dünyanın en büyük ekonomisi ve askeri gücü olan ABD'de yaşanabilecek bir siyasi kriz, küresel piyasalarda dalgalanmalara ve müttefikler arasında güven kaybına yol açabilir. NATO ve diğer uluslararası kuruluşlar, ABD'nin iç siyasi durumunu yakından izliyor. Özellikle Ukrayna savaşı ve Tayvan gerilimi gibi konularda ABD'nin dış politika duruşunun sürekliliği, müttefikler için kritik.
Ayrıca, ABD'deki demokrasiye yönelik algı, otoriter rejimlerin elini güçlendirebilir. Çin ve Rusya gibi ülkeler, ABD'nin yaşadığı sorunları propaganda malzemesi olarak kullanabilir. Bu da küresel liberal düzenin meşruiyetini sarsabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de ara seçimlerde yaşanabilecek istikrarsızlık, Türkiye-ABD ilişkilerini de etkileyebilir. Seçim sonuçları, Kongre'deki güç dengelerini değiştirerek Türkiye'ye yönelik politikaları şekillendirecek. Özellikle F-16 satışı, Suriye politikası ve PKK/PYD konusundaki tutumlar, yeni Kongre'nin bileşimine göre şekillenecek. Ayrıca, ABD'deki siyasi kriz, Türkiye'nin stratejik özerklik arayışını ve bölgesel müttefikliklerini gözden geçirmesine neden olabilir. Türkiye, olası bir ABD iç krizi karşısında Soğukkanlılığını koruyarak, transatlantik ilişkilerdeki belirsizliği yönetmek zorunda kalacak.