ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 2025-2026 okul yılında ülke genelinde anaokulu öğrencilerinde aşı muafiyetlerinin arttığını ve tüm takip edilen aşı türlerinde aşılama oranlarının düştüğünü açıkladı. Bu gelişme, özellikle kızamık gibi bulaşıcı hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına yönelik endişeleri artırırken, uzmanlar toplumsal bağışıklığın zayıfladığı uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
CDC'nin yayımladığı verilere göre, 2025-2026 eğitim yılında anaokulu çağındaki çocuklarda aşı muafiyet oranları bir önceki yıla kıyasla belirgin bir artış gösterdi. Kurum, izlenen tüm aşılar için (kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği, çocuk felci ve diğerleri) aşılama oranlarında düşüş kaydedildiğini bildirdi. Bu düşüş, kısmen tıbbi nedenlerle, kısmen de dini veya felsefi gerekçelerle alınan muafiyetlerdeki artıştan kaynaklanıyor.
Uzmanlar, aşılama oranlarındaki bu düşüşün, özellikle kızamık gibi yüksek bulaşıcılığa sahip hastalıkların salgın riskini artırdığına dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), toplumsal bağışıklık için %95 aşılama oranının gerektiğini belirtiyor; ancak bazı eyaletlerde bu oranın %90'ın altına düştüğü rapor ediliyor. CDC verileri, muafiyet oranlarının özellikle Batı ve Güney eyaletlerinde yoğunlaştığını gösteriyor.
Konu, ABD'de aşı karşıtlığı hareketinin etkisiyle son yıllarda sıkça gündeme geliyor. 2025 yılında Teksas ve New Mexico'da yaşanan kızamık salgınları, aşısız çocukların hastalığa yakalanma riskinin ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne sermişti. CDC'nin verileri, bu salgınların ardından aşılamanın artması beklenirken, aksine muafiyet oranlarının yükseldiğini ortaya koyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu eğilim, küresel sağlık güvenliği açısından da endişe verici. Dünya genelinde aşılama oranlarının düşmesi, salgın hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına ve sınır ötesi yayılmasına zemin hazırlıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde aşıya erişimdeki eşitsizlikler, bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor. DSÖ, aşı kararsızlığını küresel sağlığa yönelik en büyük tehditlerden biri olarak sınıflandırıyor.
ABD'deki aşı muafiyetlerindeki artış, yalnızca ulusal bir mesele değil; uluslararası seyahat ve ticaretin yoğunluğu nedeniyle diğer ülkeleri de etkileyebilir. Özellikle kızamık gibi hastalıklar, aşısız bireyler arasında hızla yayılabildiğinden, ABD'den diğer ülkelere seyahat edenlerin virüsü taşıması riski bulunuyor. Bu durum, diğer ülkelerin sağlık sistemlerine ek yük bindirebilir.
Uzmanlar, aşı karşıtlığıyla mücadelede toplum sağlığı iletişiminin ve eğitiminin önemine vurgu yapıyor. Bilimsel gerçeklerin doğru bir şekilde aktarılması ve ailelerin endişelerinin giderilmesi, aşılama oranlarının artırılmasında kritik rol oynuyor. Ayrıca, bazı eyaletlerin aşı zorunluluğu politikalarını sıkılaştırma yönünde adımlar atması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki aşı muafiyetlerindeki artış, Türkiye dahil tüm ülkeler için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de son yıllarda aşı kararsızlığının arttığı ve bazı bölgelerde aşılama oranlarının düştüğü gözlemleniyor. Bu durum, kızamık gibi hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına yol açabilir. Türkiye'nin güçlü bir aşılama programı bulunmasına rağmen, aşı karşıtlığıyla mücadelede etkili iletişim stratejileri geliştirmesi ve toplumsal farkındalığı artırması büyük önem taşıyor. Ayrıca, küresel sağlık güvenliği açısından Türkiye'nin, DSÖ gibi kuruluşlarla iş birliği içinde aşılamanın teşvik edilmesine yönelik çabalara katkı sağlaması bekleniyor.