ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yayımlanan yeni verilere göre, 2025-2026 eğitim yılında Amerikan anaokulu öğrencileri arasında zorunlu aşı muafiyetleri bir önceki yıla oranla artış gösterdi. Aynı dönemde, kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (KKK) aşısı başta olmak üzere takip edilen tüm aşılar için aşılama oranlarında düşüş kaydedildi. Uzmanlar, bu eğilimin toplumsal bağışıklığı zayıflatarak önlenebilir hastalıkların yeniden yayılma riskini artırdığı konusunda uyarıyor.
CDC verileri ve eğilimler
CDC'nin 2025-2026 okul yılı için yayımladığı Ulusal Aşılama Kapsamı Raporu'na göre, anaokulu öğrencilerinin aşılanma oranları tüm aşı türlerinde geriledi. Örneğin, KKK aşısı için ulusal kapsam yüzde 93'ün altına düşerken, suçiçeği ve hepatit B aşılarında da benzer düşüşler görüldü. CDC, bu düşüşün kısmen aşı muafiyetlerindeki artıştan kaynaklandığını belirtiyor. Raporda, eyalet genelinde tıbbi olmayan muafiyetlerin (felsefi veya dini gerekçelerle) son on yılın en yüksek seviyesine ulaştığı vurgulanıyor.
Uzmanlar, COVID-19 pandemisi sırasında aşı karşıtlığının arttığını ve bu eğilimin rutin çocukluk aşılarına da yansıdığını ifade ediyor. CDC Direktörü, yaptığı açıklamada aşılama oranlarındaki düşüşün 'endişe verici' olduğunu ve özellikle kızamık gibi yüksek bulaşıcılığa sahip hastalıklarda salgın riski oluşturabileceğini söyledi. 2025'te Teksas ve New Mexico'da yaşanan kızamık salgını, aşısız çocukların yoğun olduğu bölgelerde hastalığın ne kadar hızlı yayılabileceğini gözler önüne sermişti.
Eyaletler arası farklılıklar ve toplumsal etki
CDC raporu, aşı muafiyetleri ve aşılama oranlarındaki düşüşün eyaletler arasında büyük farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. Örneğin, Mississippi ve Batı Virginia gibi katı aşı politikalarına sahip eyaletlerde oranlar nispeten yüksek kalırken, Idaho ve Utah gibi muafiyet süreçlerinin daha kolay olduğu eyaletlerde aşılama oranları yüzde 90'ın altına geriledi. Bu durum, eyalet bazlı politikaların toplum sağlığı üzerindeki doğrudan etkisini gösteriyor. Ayrıca, düşük gelirli ve kırsal bölgelerde aşıya erişimdeki eşitsizlikler de rapora yansıyan bir diğer faktör oldu.
Uzmanlar, toplumsal bağışıklığın sürdürülebilmesi için aşılama oranlarının en az yüzde 95 olması gerektiğini belirtiyor. Bu eşiğin altına inilmesi, kızamık gibi hastalıkların toplum içinde dolaşımına zemin hazırlıyor. Son veriler, ulusal ortalamanın bu eşiğin altına düştüğüne işaret ediyor. CDC, okul çağındaki çocukların aşı kayıtlarının düzenli olarak denetlenmesini ve ebeveynlere doğru bilgi verilmesini öneriyor. Ayrıca, aşı karşıtlığıyla mücadele için sağlık çalışanlarına ve toplum liderlerine önemli görevler düştüğü vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu tablo, Türkiye'deki aşılama politikaları için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de anaokulu çağındaki çocuklarda aşılama oranları son yıllarda yüksek seyretse de, aşının yoğun olarak kullanıldığı bir dönemde görülen bu düşüş, aşı karşıtlığı akımlarının küresel ölçekte yayılabileceğini gösteriyor. Sağlık Bakanlığı'nın aşılama programlarını güçlendirmesi, halkı bilgilendirme kampanyalarına öncelik vermesi ve uluslararası deneyimlerden yararlanması kritik önem taşıyor. Ayrıca, sınır aşan salgın riskleri göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye'nin sürveyans sistemlerini güçlendirmesi ve ABD'deki gibi eğilimleri yakından izlemesi, toplum sağlığının korunması için yerinde bir adım olacaktır.