ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), Kaliforniya eyalet yetkililerine seçmen listelerini federal veritabanıyla karşılaştırmaları ve potansiyel olarak uygun olmayan seçmenleri 48 saat içinde araştırmaları için bir yazı gönderdi. Bakanlık, eyalet yönetiminin bu talebe uymaması halinde acil mahkeme başvurusunda bulunacağı tehdidinde bulundu. Trump yönetiminin hamlesi, 2026 ara seçimleri öncesinde seçmen kayıtları üzerindeki federal-eyalet gerilimini yeniden alevlendirdi.
Olayın Arka Planı: Federal Baskı ve Seçmen Veritabanı Tartışması
Adalet Bakanlığı'nın Kaliforniya'ya gönderdiği yazı, federal hükümetin seçmen listelerinin doğruluğu konusundaki denetimini artırma çabasının son halkası. Bakanlık, eyalet yetkililerinden seçmen kayıtlarını federal veritabanıyla karşılaştırmalarını ve "uygun olmayan seçmenler" olarak tanımlanan kişileri 48 saat gibi kısa bir süre içinde araştırmalarını istedi. Yazıda, Kaliforniya'nın bu talep karşısında hareketsiz kalması durumunda DOJ'un derhal mahkemeye başvuracağı belirtildi.
Trump yönetimi, göreve geldiğinden bu yana seçmen dolandırıcılığı iddialarını öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Federal yetkililer, bazı eyaletlerin seçmen listelerinde ölü kişilerin, birden fazla eyalette kayıtlı seçmenlerin veya vatandaşlık durumu belirsiz kişilerin bulunabileceğini savunuyor. Ancak seçim hukuku uzmanları, bu tür uyumsuzlukların genellikle idari hatalardan kaynaklandığını ve kitlesel seçmen dolandırıcılığına işaret etmediğini vurguluyor.
Kaliforniya, ABD'nin en kalabalık eyaleti ve seçmen sayısı bakımından da en büyüklerden biri. Eyalet yönetimi, federal hükümetin bu talebini seçmen mahremiyetini ve eyaletlerin seçim yönetimi konusundaki anayasal yetkilerini ihlal eden bir adım olarak değerlendiriyor. Kaliforniya Başsavcılığı'ndan henüz resmi bir yanıt gelmedi; ancak eyalet yetkililerinin geçmişte benzer federal taleplere karşı çıktığı biliniyor.
Seçim Güvenliği ve Federal-Devlet Yetki Çatışması
ABD'de seçimlerin yönetimi büyük ölçüde eyaletlere bırakılmış durumda. Federal hükümetin seçmen listelerine doğrudan müdahalesi, Anayasa'nın eyaletlere tanıdığı yetkiler çerçevesinde sık sık tartışma konusu oluyor. DOJ'un bu hamlesi, 2026 ara seçimlerine giden süreçte federal hükümet ile Demokratların yönetimindeki eyaletler arasında yeni bir hukuki mücadelenin kapısını aralayabilir.
Trump yönetimi, daha önce de seçmen veritabanının yenilenmesi ve Yüksek Mahkeme'ye taşınan davalarla gündeme gelmişti. Federal yetkililer, seçmen listelerinin güncellenmesi için eyaletlere ek kaynak ve teknik destek sağlanabileceğini belirtirken, muhalifler bu girişimlerin seçmenleri caydırma ve belirli grupların oy kullanmasını zorlaştırma amacı taşıdığını öne sürüyor.
Seçim hukuku uzmanları, 48 saatlik sürenin son derece kısa olduğunu ve Kaliforniya gibi büyük bir eyaletin bu süre içinde kapsamlı bir inceleme yapmasının pratikte mümkün olmadığını belirtiyor. Bu durum, DOJ'un asıl amacının eyaleti mahkemeye çekmek ve federal yargı yoluyla seçmen listeleri üzerinde denetim kurmak olabileceği yorumlarına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de seçim yönetimi ve federal-eyalet yetki çatışması, Türkiye'nin doğrudan gündeminde olmasa da küresel demokrasi tartışmaları açısından önemli bir emsal oluşturuyor. Washington'un seçmen listelerine yönelik baskısı, ABD'nin kendi seçim sistemine duyduğu güvenin zayıfladığını gösteriyor. Bu tür gerilimler, Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü stratejik diyalogda demokrasi ve seçim güvenliği başlıklarının daha sık gündeme gelmesine yol açabilir. Ayrıca federal hükümetin eyaletlere yönelik bu tutumu, Türkiye'deki yerel yönetimler ve merkezi hükümet arasındaki yetki tartışmalarına ilişkin karşılaştırmalı analizlerde de referans olarak kullanılabilir.