ABD Adalet Bakanlığı, Federal Reserve (Fed) Başkanı Jay Powell hakkında merkez bankasının 2,5 milyar dolarlık tadilat projesine ilişkin yürütülen ceza soruşturmasını yeniden açmayacağını açıkladı. ABD Başsavcısı Todd Blanche, merkez bankasının söz konusu projesi üzerinde 'herhangi bir gözetim bulunmamasının' 'mutlaka bir suç teşkil etmediğini' belirtti. Bu karar, Powell'ın görevden alınması yönünde çağrıların yükseldiği bir dönemde geldi.
Olayın Arka Planı
Federal Reserve, 2020 yılında merkez bankasının Washington'daki genel merkez binasında kapsamlı bir tadilat projesi başlattı. Projenin maliyeti başlangıçta 1,9 milyar dolar olarak öngörülmüşken, daha sonra 2,5 milyar dolara yükseldi. Bu maliyet artışı, Cumhuriyetçi senatörler ve bazı milletvekilleri tarafından eleştirildi ve projenin şişirilmiş olduğu iddia edildi.
2023 yılında Adalet Bakanlığı, projenin ihale süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine bir ön soruşturma başlattı. Soruşturma, Powell'ın kişisel olarak herhangi bir yasa dışı eylemde bulunup bulunmadığını araştırıyordu. Ancak soruşturma kapsamında somut bir delil elde edilemedi ve dosya kapatıldı.
ABD Başsavcısı Todd Blanche, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Merkez bankasının tadilat projesi üzerinde herhangi bir gözetim mekanizmasının bulunmaması, tek başına bir suç teşkil etmez. Soruşturmanın yeniden açılması için yeterli hukuki gerekçe bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı. Blanche, kararın bağımsız bir değerlendirme sonucu alındığını vurguladı.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Bu karar, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığına yönelik tartışmaların arttığı bir dönemde kritik önem taşıyor. Powell'ın görev süresi 2026 yılında sona erecek ve Başkan Joe Biden yönetimi henüz yeni bir başkan adayı göstermedi. Öte yandan, eski Başkan Donald Trump, Powell'ı sık sık eleştirmiş ve onu 'ülke ekonomisine zarar vermekle' suçlamıştı. Trump, yeniden seçilmesi halinde Powell'ı görevden alabileceğini ima etmişti.
Adalet Bakanlığı'nın soruşturmayı yeniden açmama kararı, Powell'a yönelik siyasi baskıların hukuki bir zemine oturmadığını gösteriyor. Ancak bu durum, Fed'in bağımsızlığı konusundaki endişeleri tamamen ortadan kaldırmıyor. Merkez bankasının para politikası kararlarında siyasi etkiden uzak durması, küresel piyasalar için hayati önem taşıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, Fed'in faiz kararlarını yakından takip ediyor.
Uzmanlar, soruşturmanın kapanmasının Fed'in itibarını koruyacağını, ancak Powell'ın görev süresi boyunca siyasi tartışmaların devam edebileceğini belirtiyor. Fed, enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarını yüksek tutmaya devam ediyor ve bu politikalar, küresel ekonomiyi de etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ve Powell'a yönelik soruşturmanın kapanması, Türkiye ekonomisi için dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Fed'in para politikası, küresel sermaye akımlarını ve doların değerini etkileyerek Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini ve enflasyonunu şekillendiriyor. Powell'a yönelik siyasi baskıların hukuki bir zemine oturmaması, Fed'in bağımsızlığının korunmasına katkı sağlayabilir; bu da piyasalarda öngörülebilirliği artırarak Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını olumlu yönde etkileyebilir. Ancak ABD'deki siyasi gerilimlerin Fed üzerinden devam etmesi, küresel risk iştahını bozarak TL üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye, yakın zamanda yaşadığı kur dalgalanmalarının ardından ekonomik istikrarı sağlamaya çalışırken, Fed'in bağımsızlığına ilişkin haberler yakından izlenmeli.