ABD yönetimi, 'zorla çalıştırma' iddialarını gerekçe göstererek 60 ülkeye yönelik yeni gümrük vergileri uygulayacağını açıkladı. Buna göre, söz konusu ülkelerden yapılan ithalata yüzde 10 ila yüzde 12,5 arasında değişen oranlarda ek vergi getirilecek. Uygulama, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olacak. Listenin tamamı Ticaret Temsilciliği tarafından yayımlanırken, Türkiye de dahil birçok ülkenin bu kapsamda olduğu belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
ABD yönetimi, söz konusu vergilerin gerekçesini 'zorla çalıştırma' ile mücadelede yetersiz kalınmasına dayandırıyor. Açıklamada, bu ülkelerin kendi yasalarında zorla çalıştırmayı yasaklamış olmalarına rağmen, uygulamada bu yasağın etkin bir şekilde denetlenmediği ve bu nedenle uluslararası ticarette haksız rekabete yol açtığı ifade ediliyor. Yeni vergilerin, söz konusu ülkeleri bu konuda daha sıkı önlemler almaya teşvik edeceği umuluyor.
Listenin oluşturulmasında, ABD Ticaret Temsilciliği ve Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanan raporlar esas alındı. Raporda, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki tekstil, tarım ve madencilik sektörlerinde zorla çalıştırma vakalarının yaygın olduğu öne sürülüyor. Bu ülkeler arasında Hindistan, Bangladeş, Pakistan, Vietnam, Mısır ve Türkiye gibi ülkeler bulunuyor. Ancak uzmanlar, bu iddiaların ticari korumacılık amacıyla kullanılabileceğine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, küresel ticaret savaşlarının yeni bir boyut kazandığına işaret ediyor. ABD, son yıllarda Çin ile başlattığı ticari gerilimleri başka ülkelere de genişletiyor. 'Zorla çalıştırma' iddiası, uluslararası ticarette yeni bir kriter olarak öne sürülürken, bu durum özellikle gelişmekte olan ülkelerin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, bu tür vergilerin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla çelişebileceğini ve ticarette yeni engeller yaratabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, AB'nin de benzer bir düzenlemeyi hayata geçirmeye hazırlandığı konuşuluyor. 'Sınırda Karbon Düzenlemesi' gibi uygulamaların ardından, 'zorla çalıştırma' gibi sosyal kriterlerin ticarette daha fazla yer bulması bekleniyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası pazarlara erişimini zorlaştırabilir. Ayrıca, bu tür uygulamaların tedarik zincirlerini yeniden şekillendirmesi ve maliyetleri artırması öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin bu listede yer alması, ihracatında önemli bir paya sahip olan ABD pazarında ek maliyetler anlamına geliyor. Türk tekstil, otomotiv ve tarım ürünleri bu vergilerden etkilenebilir. Ancak asıl önemli olan, Türkiye'nin iş gücü standartları konusunda uluslararası alanda bir yaptırımla karşı karşıya kalmasıdır. Türkiye'nin bu iddialara karşı hukuki ve diplomatik girişimlerde bulunması, ayrıca ABD ile ticari müzakerelerde bu konuyu gündeme getirmesi bekleniyor. Uzun vadede, Türkiye'nin iş gücü denetimini güçlendirmesi, bu tür yaptırımların önlenmesi açısından önem taşıyor.