ABD, 4 Temmuz 2026'da bağımsızlığının 250. yılını kutlamaya hazırlanırken, bu tarihi dönüm noktasına özel yeni bir sosyal politika uygulaması başlatıyor. 2025-2028 yılları arasında doğacak tüm Amerikan vatandaşlarına, federal bütçeden finanse edilecek bireysel yatırım hesapları açılacak. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, her yeni doğan için 1.000 dolar başlangıç sermayesi yatırılacak ve bu fon, çocuk 18 yaşına gelene kadar devlet tarafından yönetilecek. Programın, ülkenin dört bir yanındaki aileler arasındaki servet uçurumunu azaltması ve genç nesillere finansal okuryazarlık kazandırması hedefleniyor.
Yatırım Hesabı Programının Ayrıntıları
Program kapsamında açılacak hesaplar, düşük riskli devlet tahvilleri ve endeks fonlarından oluşan bir portföy üzerinden yönetilecek. Çocuk 18 yaşına geldiğinde hesaba tam erişim hakkı kazanacak; ancak fonların eğitim, ev satın alma veya iş kurma gibi belirli amaçlar için kullanılması teşvik edilecek. Hazine Bakanlığı'nın yayınladığı ön raporda, 2025-2028 yılları arasında tahmini 12 milyon çocuğun programdan yararlanacağı ve toplam maliyetin 12 milyar doları bulacağı belirtildi. Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı milletvekilleri, programın bütçe açığını artıracağı gerekçesiyle eleştiride bulunsa da, Başkan Joe Biden yönetimi bu adımı 'uzun vadeli bir ulusal yatırım' olarak savunuyor.
250. Yıl Kutlamalarının Ekonomik ve Siyasi Boyutu
ABD'nin kuruluşunun 250. yılı, ülke genelinde büyük çaplı etkinliklerle kutlanıyor. Philadelphia, Washington DC ve Boston başta olmak üzere tarihi şehirlerde konserler, gösteriler ve havai fişek gösterileri düzenleniyor. Ancak yatırım hesabı programı, kutlamaların sadece sembolik değil, somut bir miras bırakması amacını taşıyor. Uzmanlar, programın özellikle düşük gelirli ailelerden gelen çocuklar için bir 'sermaye tabanı' oluşturacağını ve nesiller arası eşitsizliği azaltmada önemli bir adım olabileceğini vurguluyor. Öte yandan, benzer bir sistem İngiltere'de 'Child Trust Fund' adıyla 2005-2011 yılları arasında uygulanmış, ancak maliyet nedeniyle sonlandırılmıştı. ABD versiyonunun kaderi ise, 2025'te göreve başlayacak yeni başkanın politikalarına bağlı olarak değişebilir. Zira programın yasalaşması için Kongre'den geçmesi gerekiyor ve şu anki siyasi kutuplaşma göz önüne alındığında, sürecin seçim yılına kadar sarkması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu hamlesi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir politika olmamakla birlikte, küresel sosyal politika eğilimleri açısından dikkate değerdir. Türkiye'de de benzer bir 'doğum hesabı' sistemi uzun süredir tartışılmakta; ancak uygulamaya geçirilememiştir. ABD deneyimi, Türkiye'deki politika yapıcılar için bir referans model oluşturabilir. Ayrıca, ABD'de uygulanacak bu tür teşviklerin, Türk ekonomisinde istikrar ve büyüme arayışında olan karar alıcılar tarafından yakından izlenmesi faydalı olacaktır. Öte yandan, programın küresel ölçekte yatırım fonlarına yönlendireceği ek kaynaklar, uluslararası sermaye akışlarını etkileyebilir ve bu da Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar için dolaylı sonuçlar doğurabilir.