Meridian 1305 Capital stratejisti Divya Singaravelu, ABD 10 yıllık Hazine tahvili faizinin 2027 sonuna kadar %6 seviyesine ulaşma olasılığının yüzde 50'den fazla olduğunu belirtti. Singaravelu, Bloomberg Television'da Vonnie Quinn'e verdiği mülakatta, faizin Yeni Yıl'dan önce %6'yı görmesi ihtimalini ise 10'da 1 olarak açıkladı. Bu değerlendirme, küresel piyasaların yakından izlediği ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü risklerin arttığına işaret ediyor.
Faiz Oranlarındaki Yükselişin Arka Planı
ABD 10 yıllık tahvil faizi, Fed'in agresif para politikası sıkılaştırması ve enflasyonla mücadele sürecinde son iki yılda dalgalı bir seyir izledi. 2023'te %5'e yaklaşan faiz, ardından gelen jeopolitik gerilimler ve ekonomik verilerin karışık sinyaller vermesiyle yeniden yükseliş eğilimine girdi. Singaravelu'nun %6 öngörüsü, piyasa oyuncularının uzun vadeli enflasyon beklentileri, artan kamu borcu ve Fed'in faiz indirim döngüsüne ilişkin belirsizliklerle şekilleniyor.
Uzmanlar, %6 seviyesinin psikolojik bir eşik olmasının yanı sıra, borçlanma maliyetlerini önemli ölçüde artıracağını ve hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturacağını vurguluyor. Ayrıca, konut kredisi faizlerinden kurumsal borçlanmaya kadar geniş bir yelpazede etkili olacak. Singaravelu, “Piyasalar için 6% kritik bir direnç noktası. Bu seviyenin aşılması, risk iştahını ciddi şekilde bozabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel Piyasalara Olası Yansımaları
ABD tahvil faizleri, küresel finansal koşulların belirlenmesinde anahtar rol oynuyor. Faizin %6'ya yükselmesi, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını tersine çevirebilir, doları güçlendirebilir ve emtia fiyatlarında dalgalanma yaratabilir. Özellikle yüksek dış borca sahip ülkeler için borçlanma maliyetleri artabilir. Avrupa ve Asya piyasaları da bu durumdan olumsuz etkilenebilir; zira küresel yatırımcılar daha yüksek getirili ABD varlıklarına yönelebilir.
Singaravelu'nun öngörüsü, Fed'in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizliklerle de örtüşüyor. Enflasyonun kalıcı olduğuna dair işaretler, merkez bankasının daha uzun süre sıkı politika izlemesine yol açabilir. Bu da tahvil faizlerinin yüksek seyretmesine neden olabilir. Öte yandan, ABD ekonomisinin beklenenden güçlü performansı da faizlerin yukarı yönlü baskılanmasını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD 10 yıllık tahvil faizinin %6'ya yükselmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için önemli sonuçlar doğurabilir. Küresel risk iştahının azalması, Türkiye'ye yönelik portföy yatırımlarını olumsuz etkileyebilir ve TL üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, dış borçlanma maliyetlerinin artması, cari açık ve bütçe dengesi üzerinde ek yük yaratabilir. Ancak, Türkiye'nin son dönemde uyguladığı sıkı para politikası ve makro ihtiyati tedbirler, bu tür şoklara karşı direnci artırabilir. Yine de küresel faizlerdeki kalıcı yükseliş, Türkiye'nin finansal istikrarını koruması için ek çaba gerektirecektir.