ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki ilişkilerin hızla bozulması, Washington'un Kiev'e verdiği askeri ve mali desteğin geleceğini tehlikeye atarken, Avrupa Birliği'nin Ukrayna'yı Rusya'ya karşı savunmada ne ölçüde destekleyeceği sorusu giderek önem kazanıyor. Trump'ın göreve gelmesinden bu yana ABD'nin Ukrayna politikasında yaşanan belirsizlik, Avrupa başkentlerinde endişeyle izleniyor. AB, şimdiye kadar Ukrayna'ya önemli mali ve askeri yardım sağladı, ancak ABD'nin çekilmesi durumunda bu desteğin sürdürülebilirliği tartışmalı.
Gelişmenin arka planı
ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı destek, Joe Biden döneminde milyarlarca dolarlık askeri yardımı içeriyordu. Ancak Trump'ın başkanlığı döneminde, özellikle Zelenskiy ile yaşanan gerginlikler, ABD'nin Kiev'e olan bağlılığını sorgulatıyor. Trump, Ukrayna'ya yapılan yardımları sorgularken, Zelenskiy ile arasındaki ilişki 2019'daki telefon görüşmesi skandalından bu yana gergin. Son dönemde ise Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile diyaloğa açık olması, ABD'nin Ukrayna politikasında bir değişim sinyali olarak yorumlanıyor. Bu durum, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde ABD'nin rolünü yeniden düşünmesine yol açıyor.
Avrupa Birliği, Ukrayna'ya 2022'den bu yana yaklaşık 85 milyar euro mali yardım ve silah desteği sağladı. Ancak AB içinde de Ukrayna'ya destek konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor. Macaristan ve Slovakya gibi ülkeler, Rusya ile ilişkilerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, Polonya ve Baltık ülkeleri daha sert bir tutum izlenmesinden yana. Almanya ve Fransa ise Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor ancak kendi savunma sanayilerinin kapasitesi ve kamuoyu baskısı nedeniyle zorlanıyor. AB'nin Ukrayna'ya yönelik yeni bir destek paketi üzerinde çalıştığı biliniyor, ancak bu paketin büyüklüğü ve içeriği henüz netleşmedi.
Öte yandan, Ukrayna cephesinde durum giderek zorlaşıyor. Rusya, doğu Ukrayna'da ilerlemeye devam ederken, Ukrayna ordusu mühimmat ve insan gücü sıkıntısı çekiyor. ABD'nin askeri yardımındaki olası bir kesinti, Ukrayna'nın savunma kabiliyetini ciddi şekilde zayıflatabilir. Avrupa'nın tek başına Ukrayna'nın ihtiyaç duyduğu askeri desteği sağlaması ise kısa vadede zor görünüyor. AB ülkelerinin stokları sınırlı ve savunma sanayi üretimi artırılsa bile bunun Ukrayna'ya yansıması zaman alacak.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'nin Ukrayna'dan uzaklaşması, küresel güç dengelerinde önemli bir değişime işaret ediyor. Avrupa, kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk almak zorunda kalabilir. Bu durum, NATO içinde de tartışmalara yol açıyor; Avrupa ülkeleri savunma harcamalarını artırma baskısıyla karşı karşıya. Aynı zamanda, Rusya'nın Avrupa'ya yönelik tehdidi algısı güçleniyor ve AB'nin genişleme politikası yeniden gündeme gelebilir. Ukrayna'nın AB üyeliği süreci ise belirsizliğini koruyor; bazı üyeler Ukrayna'nın hızla üyeliğe alınmasına karşı çıkıyor.
Küresel anlamda ise, ABD'nin Ukrayna konusundaki tutumu, diğer müttefikler nezdinde güvenilirlik sorunu yaratabilir. Asya'da Tayvan gibi benzer risklerle karşı karşıya olan ülkeler, ABD'nin güvenlik garantilerinin ne kadar sağlam olduğunu sorgulayabilir. Bu da ABD'nin küresel liderlik rolünü zayıflatabilir. Öte yandan, Çin ve Rusya gibi aktörler, Batı içindeki bu bölünmeden faydalanabilir.
AB'nin Ukrayna'ya desteği, aynı zamanda enerji güvenliği ve ekonomik istikrar açısından da kritik. Rusya'ya olan enerji bağımlılığını azaltmaya çalışan AB, Ukrayna'nın istikrarını kendi güvenliği için hayati görüyor. Ancak Ukrayna'ya verilen destek, AB kamuoyunda yorgunluk yaratabilir ve ekonomik sıkıntılarla boğuşan ülkelerde tepki çekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna krizinde denge politikası izleyerek hem Ukrayna'ya hem de Rusya'ya yakın durmayı başardı. ABD'nin Ukrayna desteğindeki olası bir azalma, Türkiye'nin bölgesel rolünü güçlendirebilir; Ankara, Moskova ve Kiev arasında arabuluculuk yaparak etkisini artırabilir. Ancak AB'nin Ukrayna'ya daha fazla angaje olması, Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisindeki konumunu da etkileyebilir. Türkiye, Karadeniz'deki istikrarı ve enerji koridorlarını korumak için Ukrayna'nın toprak bütünlüğünden yana. Ayrıca, ABD'nin çekilmesiyle Avrupa'nın savunma harcamalarını artırması, Türkiye'nin savunma sanayi ihracatı için fırsat yaratabilir. Ancak Rusya ile ilişkilerin bozulmaması da Türkiye için önemli; bu dengeyi korumak zor olacak.