Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Ukrayna'ya askeri yardım için ayrılan 6,6 milyar euroluk (7,5 milyar dolar) fonun serbest bırakılması konusunda anlaşmaya vardı. AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas, Cuma günü yaptığı açıklamada, paranın Avrupa Barış Fonu'ndan (European Peace Facility) geleceğini duyurdu. Bu fon, AB üyelerinin askeri yardımı finanse etmek için kullandığı bir mekanizma olarak biliniyor.
Avrupa Barış Fonu ve Kararın Arka Planı
Avrupa Barış Fonu, AB'nin askeri ve savunma amaçlı harcamalarını finanse etmek için oluşturulan bütçe dışı bir araçtır. 2021 yılında kurulan fon, özellikle Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Kiev'e yapılan silah ve mühimmat sevkiyatının ana finansman kaynağı haline gelmişti. Ancak son dönemde Macaristan'ın vetoları nedeniyle fonun işleyişi tıkanmış ve birçok ödeme askıya alınmıştı.
Kallas'ın açıklaması, AB içinde aylardır süren pazarlıkların sonucunu yansıtıyor. Üye ülkeler, Macaristan'ın itirazlarını aşmak için yeni bir mekanizma üzerinde uzlaştı. Buna göre, üye ülkelerin gönüllü katkılarıyla oluşturulacak bir havuzdan Ukrayna'ya askeri destek sağlanacak. Bu yöntem, AB'nin oybirliği gerektiren karar alma sürecini devre dışı bırakarak Macaristan'ın veto tehdidini bertaraf ediyor.
Fonun serbest bırakılması, Ukrayna'nın özellikle hava savunma sistemleri, topçu mühimmatı ve zırhlı araç ihtiyaçlarını karşılamak için kritik önem taşıyor. AB yetkilileri, paranın önümüzdeki haftalarda kademeli olarak kullanıma sunulacağını belirtiyor. Bu karar, Batı'nın Ukrayna'ya desteğinin sürekliliği açısından da bir mesaj niteliği taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AB'nin bu hamlesi, transatlantik ittifak içinde Ukrayna'ya verilen desteğin koordinasyonu açısından önemli bir adım. ABD'de başkanlık seçimlerinin yaklaşması ve Kongre'deki ek yardım paketinin hâlâ onaylanmamış olması, Avrupa'nın kendi üzerine düşeni yapması gerekliliğini artırıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, kararı memnuniyetle karşıladığını ve Ukrayna'nın yanında olduklarını belirtti.
Rusya cephesinden ise tepki gecikmedi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, AB'nin kararının çatışmayı uzatmaktan başka bir işe yaramayacağını savundu. Moskova, Batı'nın askeri yardımlarının Ukrayna'yı müzakere masasından uzaklaştırdığını öne sürüyor. Ancak AB yetkilileri, desteklerinin Ukrayna'nın meşru müdafaa hakkı çerçevesinde olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar, bu fonun Ukrayna'nın 2025 yılına kadar olan askeri ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayacağını, ancak uzun vadeli güvenlik garantileri için daha kapsamlı bir yapıya ihtiyaç olduğunu belirtiyor. NATO'nun Vilnius Zirvesi'nde alınan kararlar doğrultusunda, AB ülkelerinin savunma sanayii üretim kapasitesini artırması bekleniyor. Bu bağlamda, fonun serbest bırakılması sadece acil ihtiyaçlara değil, aynı zamanda Avrupa'nın savunma sanayii tabanının güçlendirilmesine de katkı sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Ukrayna'ya yönelik askeri yardım fonunu serbest bırakması, Türkiye'nin bölgesel denge politikaları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, hem NATO üyesi olarak hem de Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk rolü üstlenerek dengeyi korumaya çalışıyor. AB'nin askeri yardımı artırması, Karadeniz'deki güç dengesini etkileyebilir ve Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesindeki pozisyonunu daha da önemli kılabilir. Ayrıca, Avrupa'nın savunma harcamalarını artırması, Türk savunma sanayii için işbirliği fırsatları yaratabilir. Ancak, Rusya ile ilişkilerin hassasiyeti göz önüne alındığında, Türkiye'nin bu süreçte dengeyi nasıl yöneteceği kritik olacak.