Avrupa Parlamentosu, Salı günü aldığı bir kararla, geçen yıl varılan ticaret anlaşmasının AB kanadını yerine getirmek ve dünyanın en büyük iki ticari ortağı arasında yeni bir gümrük vergisi çatışmasını önlemek amacıyla, ABD'den ithal edilen birçok üründe gümrük vergilerini düşürmeyi onayladı. Bu adım, ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısına boyun eğilmesi olarak yorumlanırken, Avrupa Birliği yetkilileri bu tavizin gelecekte ticari istikrarsızlığa yol açabileceği uyarısında bulundu. Karar, özellikle otomotiv ve gıda sektörlerinde ABD'li ihracatçılara önemli avantajlar sağlarken, ABD'nin daha önce Avrupa çeliği ve alüminyumuna getirdiği gümrük vergilerinin kaldırılmasını da gündeme getirdi.
Anlaşmanın Arka Planı ve Ayrıntılar
ABD Başkanı Donald Trump ile Avrupa Komisyonu Başkanı arasında geçen yıl varılan çerçeve anlaşması, iki taraf arasında yükselen ticari gerilimleri azaltmayı hedefliyordu. Bu çerçevede AB, ABD'den ithal edilen ıstakoz, kiraz, badem ve bazı endüstriyel ürünlerde gümrük vergilerini sıfırlama veya önemli ölçüde düşürme taahhüdünde bulundu. Parlamentonun onayıyla yürürlüğe giren düzenleme, ABD'nin de Avrupa'dan gelen çelik ve alüminyuma uyguladığı yüksek gümrük vergilerini kademeli olarak düşürmesini veya kaldırmasını öngörüyor.
Ancak anlaşma, AB içinde farklı yorumlara neden oldu. Bazı üye ülkeler, ABD'nin ticari saldırganlığı karşısında geri adım atılmasını eleştirirken, ihracata dayalı ekonomiler bu hamlenin ticaret savaşını önlemede gerekli olduğunu savundu. Avrupa Parlamentosu'nun Ticaret Komitesi Başkanı, yaptığı açıklamada, anlaşmanın kısa vadede ABD ile ticari ilişkileri yatıştırdığını ancak uzun vadede Trump yönetiminin benzer baskı taktiklerini sürdürmesine zemin hazırladığını belirtti. Komisyonun ticaretten sorumlu üyesi ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, anlaşmanın ABD ile AB arasında daha dengeli bir ticaret ilişkisi kurmanın ilk adımı olduğunu duyurdu.
Anlaşma kapsamında ABD, kendisine yönelik tarife indirimlerine karşılık olarak, Avrupa'dan ithal edilen bazı makine, ilaç ve kimyasal ürünlerde gümrük vergilerini indirmeyi taahhüt etti. Ancak ABD'nin bu taahhüdü ne kadar yerine getireceği belirsizliğini koruyor. Trump yönetimi daha önce de benzer anlaşmalardan geri adım atmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ile AB arasındaki bu ticari uzlaşma, küresel ticarette daha geniş yansımalara sahip. Özellikle Çin, Hindistan ve diğer büyük ticaret blokları, bu iki devin aldığı kararları yakından izliyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, ABD ve AB arasındaki ticaret hacmi 2023 yılında 1,3 trilyon doları aştı. İki tarafın ticaret savaşına girmesi küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açabilirdi.
Ancak anlaşmanın sağladığı rahatlama, diğer bölgeler için dolaylı sonuçlar doğurabilir. ABD'nin Çin'e yönelik ticari baskıları sürerken, Avrupa ile yumuşayan ilişkiler ABD'ye diğer cephelerde daha rahat hareket etme imkanı verebilir. Öte yandan, AB'nin Trump yönetiminin baskısına boyun eğmesi, diğer ülkeleri de benzer taktiklerle pazarlık masasına oturmaya teşvik edebilir. Uzmanlar, bu durumun DTÖ merkezli çok taraflı ticaret sistemini daha da zayıflatabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin hem ABD hem de AB ile olan ticari ilişkileri açısından iki yönlü bir etki yaratabilir. Kısa vadede, ABD-AB ticaret anlaşması Türkiye'nin özellikle tekstil ve otomotiv yan sanayi gibi ihracat kalemlerinde ABD'ye karşı rekabet avantajını azaltabilir. ABD'li üreticilerin AB pazarında daha uygun koşullarla yer alması, Türk ihracatçılarının AB'deki payını daraltabilir. Öte yandan, anlaşmanın ABD'nin çelik ve alüminyum tarifelerini hafifletme potansiyeli, Türkiye'nin bu alanlardaki ABD'ye ihracatı için olumlu bir örnek teşkil edebilir. Ancak Türkiye'nin bu anlaşmaya doğrudan dahil olmaması, DTÖ nezdinde benzer haklar talep etmesini gerektirebilir. Küresel ticaretteki belirsizlik, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri daha kırılgan hale getiriyor.