Avrupa Birliği, üye ülkelerdeki telekomünikasyon operatörlerine, güvenlik riski taşıyan tedarikçileri aşamalı olarak devre dışı bırakmaları için daha fazla süre tanıyan bir yasa tasarısı hazırlıyor. Konuya yakın kaynaklara göre, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve önümüzdeki haftalarda resmen sunulması beklenen taslak, 5G şebekelerinde kullanılan kritik ekipmanlar için mevcut geçiş takvimini uzatmayı öngörüyor. Düzenleme, özellikle Çinli tedarikçiler Huawei ve ZTE'ye yönelik kısıtlamaların yumuşatılması anlamına gelebilir.
Yeni düzenlemenin arka planı
Avrupa Birliği, 2019 yılında yayımladığı 5G güvenlik tavsiyeleriyle üye ülkeleri yüksek riskli tedarikçileri belirlemeye ve kısıtlamaya çağırmıştı. Ancak bağlayıcı olmayan bu tavsiyeler, üye ülkeler arasında farklı uygulamalara yol açtı. Bazı ülkeler Huawei ekipmanlarını tamamen yasaklarken, bazıları kısmi kısıtlamalar getirdi veya hiçbir önlem almadı. Komisyon, bu parçalı yapıyı düzeltmek için 2023'te daha katı kurallar önermişti.
Yeni taslak, operatörlere mevcut ekipmanı kaldırmaları için 2026 yerine 2028'e kadar süre tanıyabilir. Ayrıca, yüksek riskli tedarikçi tanımına giren şirketlerin değiştirilmesi için üye ülkelere daha esnek bir takvim sunulacak. Avrupa Komisyonu yetkilileri, düzenlemenin amacının "pazarı bozmadan güvenliği artırmak" olduğunu belirtiyor.
Sektör kaynakları, telekom operatörlerinin mevcut ekipmanı değiştirmek için ciddi maliyetlerle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Avrupa Telekomünikasyon Ağları Operatörleri Birliği (ETNO), daha önce yaptığı açıklamada, yüksek riskli tedarikçilerin değiştirilmesinin 5G altyapısında 3 milyar euroyu aşan ek maliyet yaratacağını tahmin etmişti. Ek süre, bu yükü hafifletmeyi amaçlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Avrupa Birliği'nin bu adımı, ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinin ortasında atılıyor. Washington, müttefiklerine Huawei ekipmanlarını yasaklamaları için yoğun baskı yaparken, Pekin ise Avrupa'yı serbest ticarete bağlı kalmaya çağırıyor. Avrupa'nın ek süre tanıması, transatlantik ilişkilerde yeni bir gerilim yaratabilir. ABD yönetimi, daha önce Almanya ve diğer ülkelere Huawei konusunda sert mesajlar göndermişti.
Öte yandan, İngiltere gibi AB dışındaki ülkeler Huawei ekipmanlarını 2027'ye kadar tamamen kaldırma taahhüdünde bulunmuştu. AB'nin daha esnek bir takvim benimsemesi, Batı ittifakı içinde uyumsuzluk sinyali olarak yorumlanabilir. Ancak AB yetkilileri, güvenlik standartlarından taviz verilmediğini, sadece uygulama süresinin gerçekçi hale getirildiğini savunuyor.
Çin ise Avrupa'nın kararını yakından izliyor. Pekin, Huawei'e yönelik kısıtlamaları "haksız rekabet" olarak nitelendiriyor ve Dünya Ticaret Örgütü'ne şikâyet etme seçeneğini saklı tutuyor. Avrupa'nın ek süre kararı, Çin ile ticari ilişkileri de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa Birliği'nin telekomünikasyon tedarikçilerine yönelik ek süre kararı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme. Türkiye, 5G altyapısında Huawei gibi Çinli tedarikçilerle işbirliği yapıyor ve Avrupa pazarıyla entegre bir telekomünikasyon ağına sahip. AB'nin yüksek riskli tedarikçilere yönelik tutumundaki yumuşama, Türk operatörlerinin maliyet baskısını hafifletebilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile uyumlu politikalar izlemesi, batılı müttefikler nezdinde olumlu karşılanabilir. Ancak ABD'nin olası tepkisi, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir.