Avrupa Parlamentosu (AP), Salı günü uzun süredir beklenen ve ABD ile yapılan tarife anlaşmasını onaylayarak Atlantik ötesi ticaret ilişkilerinde istikrarsız bir dönemi kapatmayı hedefledi. Oylamada 487 lehte, 85 aleyhte ve 63 çekimser oy kullanıldı. Anlaşma, ABD’nin çelik ve alüminyuma uyguladığı gümrük vergilerinin kaldırılması karşılığında AB’nin bazı Amerikan ürünlerine yönelik misilleme tarifelerini askıya almasını öngörüyor. Bu adım, iki taraf arasında 2018’de başlayan ticaret gerilimlerini yatıştırmaya yönelik en somut gelişme olarak değerlendiriliyor.
Anlaşmanın arka planı ve ayrıntıları
Anlaşmanın temelini, 2021 yılında ABD Başkanı Joe Biden ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından başlatılan müzakereler oluşturuyor. İki lider, Trump döneminde uygulamaya konulan ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına aykırı bulunan çelik ve alüminyum tarifelerine karşılıklı olarak son verme konusunda mutabık kalmıştı. AB, söz konusu tarifelere misilleme olarak ABD’den ithal edilen motosiklet, viski, portakal suyu gibi ürünlere ek vergiler getirmişti.
Yeni anlaşma kapsamında ABD, çelik ve alüminyum ithalatına uyguladığı yüzde 25’lik tarifeyi, belirli bir kota sistemi dahilinde kaldıracak. AB ise misilleme tarifelerini 2025 yılına kadar askıya alacak. Ancak anlaşma, ABD’nin Trump döneminde uygulamaya koyduğu diğer korumacı önlemleri kapsamıyor. Ayrıca ABD, AB’den ithal edilen otomobillere yönelik tehdit ettiği ek gümrük vergilerini de henüz resmen geri çekmiş değil.
Avrupa Parlamentosu’nun onayı, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için son önemli adım oldu. Ancak anlaşmanın ABD Kongresi tarafından da onaylanması gerekiyor. Biden yönetimi, Kongre’de bu konuda yeterli desteği sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Küresel ticaret ve siyasi boyut
Anlaşma, ABD-AB ilişkilerinde normalleşme sinyali olarak görülse de bazı uzmanlar kalıcı bir çözüm için yeterli olmadığını belirtiyor. Özellikle Çin’in küresel ticarette artan etkisi, ABD ve AB’yi ortak bir ticari duruş sergilemeye itiyor. Her iki taraf da Çin’in endüstriyel sübvansiyonlarına ve devlet destekli ticaret uygulamalarına karşı mücadelede işbirliği yapma konusunda anlaşmış durumda.
Diğer yandan anlaşma, AB’nin ticaret politikasında yeşil dönüşüm hedefleriyle de örtüşüyor. AB, karbon yoğun çelik ve alüminyum üretimine yönelik sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasını (SKDM) uygulamaya hazırlanırken, ABD ile ortak karbon fiyatlandırma mekanizmaları geliştirme fikri masada. Bu durum, transatlantik ticaretin çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlaması açısından kritik önemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-AB tarife anlaşması, Türkiye’yi doğrudan etkileyen bir anlaşma olmasa da küresel ticaret ortamı açısından önemli sinyaller taşıyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde, ABD’nin Türkiye’den yaptığı çelik ithalatına uyguladığı ek gümrük vergilerinin kaldırılması için zemin hazırlanabilir. Ayrıca AB’nin ticaret politikasındaki yeşil dönüşüm, Türkiye’nin ihracatını doğrudan etkileyecek SKDM uygulamalarıyla ilgili olarak ABD ile ortak hareket etmesi Türkiye için avantajlı olabilir. Bununla birlikte, ABD-AB arasındaki ticari yakınlaşma, Türkiye’nin ABD pazarındaki rekabet gücünü kısa vadede etkilemeyebilir.