Avrupa Parlamentosu, bugün yaptığı oylamada Avrupa Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yaklaşık bir yıldır müzakere edilen ve İskoçya’nın Turnberry kentinde dönemin ABD Başkanı Donald Trump ile AB yetkilileri arasında varılan ticaret anlaşmasını nihai onaya gönderdi. Oylamada 532 kabul, 103 ret oyu kullanılırken, 47 milletvekili çekimser kaldı. Anlaşma, Avrupa Konseyi tarafından da onaylanmasının ardından yürürlüğe girecek. Söz konusu anlaşma, ABD ile AB arasında yıllardır süren gergin ticaret ilişkilerinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Anlaşma, ilk olarak 2018 yılında ABD Başkanı Trump'ın ABD'den ithal edilen çelik ve alüminyuma ek gümrük vergileri getirmesiyle başlayan ticaret savaşının ardından, 2019 yılında Turnberry'de yapılan G20 zirvesi sırasında duyurulmuştu. Trump, AB'nin “ABD'ye karşı adaletsiz ticaret uygulamalarına” son vermesi gerektiğini savunurken, AB ise karşılıklılık ilkesi çerçevesinde ABD ürünlerine ek vergiler koymuştu. Anlaşma, bu gerilimi azaltmak amacıyla iki tarafın da belirli sektörlerde gümrük tarifelerini düşürmesini ve ticaret engellerini kaldırmasını öngörüyor.
Özellikle otomotiv, tarım ve sanayi ürünleri başta olmak üzere birçok sektörü kapsayan anlaşma, Avrupa Parlamentosu'nda yoğun tartışmalara neden oldu. Bazı milletvekilleri, anlaşmanın AB'nin çevre ve gıda güvenliği standartlarını zayıflatabileceği endişesini dile getirirken, diğerleri ise anlaşmanın ekonomik faydalarına vurgu yaptı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmanın “ABD ile ilişkilerde yeni bir sayfa açtığını” belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-AB ticaret anlaşması, yalnızca iki taraf arasındaki ticaret hacmini artırmakla kalmayıp, küresel ticaret dengelerini de etkileme potansiyeline sahip. ABD, AB'nin en büyük ikinci ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Anlaşma, Çin'in küresel ticaretteki artan etkisine karşı Batılı ülkeler arasında bir koordinasyon işareti olarak da yorumlanıyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, anlaşmanın “Atlantik ötesi işbirliğini güçlendireceği” ifade edilirken, Çin'in ticaret uygulamalarına karşı da ortak bir duruşun sergileneceği belirtildi.
Ancak uzmanlar, anlaşmanın hayata geçirilmesinin ardından iki taraf arasında hala çözülmemiş sorunlar bulunduğuna dikkat çekiyor. Özellikle dijital hizmetler vergisi ve havacılık sübvansiyonları gibi konulardaki anlaşmazlıklar, gelecekte yeni krizlere yol açabilir. Ayrıca, Brexit sonrası ticaret anlaşması nedeniyle ABD ile yakın ilişkiler kuran İngiltere'nin, bu anlaşmayla birlikte ABD pazarında AB'ye kıyasla dezavantajlı duruma düşebileceği endişesi de dile getiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-AB ticaret anlaşması, Türkiye açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği anlaşmasına sahip olmasına rağmen, ABD ile ticari ilişkileri zaman zaman gerilimlerle şekilleniyor. Bu anlaşma, ABD pazarında AB ürünlerine sağlanan avantajların Türk ihraç ürünlerini rekabette geri planda bırakma riskini doğurabilir. Özellikle tekstil ve otomotiv sektörlerinde Türkiye'nin AB ülkeleriyle girdiği rekabetin daha da kızışması beklenebilir. Diğer yandan, anlaşmanın küresel ticarette yarattığı canlılık, Türkiye'nin ihracatına da olumlu yansıyabilir. Türk dış politikası açısından, ABD ile AB arasındaki bu yakınlaşma, Ankara'nın iki taraf arasındaki denge politikasını yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir.