Avrupa Birliği, Moldova'nın hava savunma kabiliyetini güçlendirmek amacıyla 120 milyon avro (yaklaşık 137,14 milyon dolar) tutarında bir yardım paketini onayladı. Brüksel'de 13 Temmuz'da yapılan açıklamaya göre, AB bu fonla Moldova'nın hava savunma sisteminin modernize edilmesine ve ülkenin güvenlik kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayacak. Karar, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarının ardından Moldova'nın kendi hava sahasını koruma ihtiyacının arttığı bir dönemde alındı.
Moldova'nın güvenlik endişeleri ve AB'nin stratejik yanıtı
Moldova, Ukrayna savaşının hemen yanı başında yer alan ve Rusya yanlısı ayrılıkçı Transdinyester bölgesini barındıran küçük bir Doğu Avrupa ülkesi olarak, savaşın sıçrama riskiyle karşı karşıya. AB yetkilileri, yardımın Moldova'nın hava sahasını daha etkin şekilde korumasına ve olası tehditlere karşı caydırıcılık sağlamasına yardımcı olacağını belirtti. Paket, radar sistemleri, hava savunma füzeleri ve eğitim programlarını içerecek şekilde tasarlandı.
Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, AB'nin desteğini memnuniyetle karşılayarak, ülkesinin Avrupa entegrasyonu yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı. Sandu, daha önce de Moldova'nın AB üyeliği için başvuruda bulunmuş ve Rusya'nın baskılarına karşı Batı ile yakınlaşma politikasını sürdürmüştü. AB, bu yardımla Moldova'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği teyit ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Rusya-Ukrayna savaşının yansımaları
Moldova'ya yapılan bu yardım, Rusya'nın Ukrayna'da kullandığı hava saldırıları ve füze tehditleri karşısında AB'nin doğu kanadındaki ülkelerin savunmasını güçlendirme stratejisinin bir parçası. AB, NATO üyesi olmayan Moldova'ya askeri yardım sağlayarak, Rusya'nın etki alanını daraltmayı ve bölgedeki istikrarı korumayı hedefliyor.
Avrupa Barış Fonu'ndan (EPF) finanse edilen bu yardım, AB'nin ilk kez bir ülkenin hava savunmasına doğrudan katkı sağlaması açısından da önem taşıyor. Daha önce EPF, Ukrayna'ya silah sevkiyatı ve diğer askeri yardımlar için kullanılmıştı. Moldova'ya yönelik bu adım, AB'nin güvenlik politikasında daha aktif bir rol üstlenme isteğini gösteriyor.
Rusya ise bu yardımı kendi nüfuz alanına bir müdahale olarak değerlendirebilir. Moskova, Moldova'nın tarafsızlığını ihlal ettiği gerekçesiyle daha önce de benzer desteklere tepki göstermişti. Özellikle Transdinyester'de konuşlu Rus askerlerinin varlığı, bölgesel gerilimi artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. AB'nin bu hamlesi, Karadeniz bölgesindeki güç dengelerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki güvenlik dinamikleriyle doğrudan ilişkilidir. Türkiye, NATO'nun doğu kanadında önemli bir rol oynarken, Moldova'nın hava savunmasının güçlendirilmesi bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı sırasında Karadeniz'de yaşanan gerginlikler, Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi kapsamındaki denge politikasını zorlamaktadır. AB'nin Moldova'ya yardımı, Türkiye'nin de desteklediği Batı ittifakının genişlemesi olarak görülebilir. Ancak, Türkiye'nin Rusya ile olan enerji ve ticari ilişkileri göz önüne alındığında, Ankara'nın bu yardımı doğrudan desteklemek yerine daha temkinli bir duruş sergilemesi muhtemeldir. Yine de, Moldova'nın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü Türkiye'nin de prensip olarak savunduğu bir konudur.