Avrupa Birliği (AB), İsrail hükümetine, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki E1 bölgesinde planlanan yeni yerleşim birimlerinin inşasını durdurma ve Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddetine karşı önlem alma çağrısında bulundu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, yaptığı yazılı açıklamada, E1 planının iki devletli çözümü ciddi şekilde tehlikeye attığını vurgulayarak, İsrail'i uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya çağırdı.
AB'nin bu açıklaması, Orta Doğu'da tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde geldi. İsrail'in Mayıs 2025'te E1 bölgesinde binlerce yeni konut inşa etme planını onaylamasının ardından, Avrupa Birliği, bu adımın barış sürecine onarılamaz zarar vereceği uyarısında bulunmuştu. E1 bölgesi, Doğu Kudüs ile Ma'ale Adumim yerleşimi arasında kalan stratejik bir arazi parçası olarak biliniyor. Bu bölgede inşaat yapılması, Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı kesecek ve Filistinlilerin başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma olasılığını büyük ölçüde zayıflatacak.
Yerleşimci Şiddeti ve Artan Gerilim
AB'nin açıklamasında ayrıca, Batı Şeria'da yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında son dönemde belirgin bir artış yaşandığına dikkat çekildi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024 yılında Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti olayları bir önceki yıla oranla yüzde 50'den fazla arttı. Bu saldırılar, Filistin köylerinin yakılması, zeytin ağaçlarının sökülmesi ve sivillerin fiziksel saldırıya uğraması gibi eylemleri içeriyor. Borrell, İsrail güvenlik güçlerinin bu tür saldırıları önlemesi ve failleri adalete teslim etmesi gerektiğini belirtti.
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, 27 Mayıs'ta yaptıkları toplantıda konuyu ele almış ve İsrail'e yönelik yaptırım seçeneklerini masaya yatırmıştı. Ancak, Baltık ülkeleri ve İrlanda gibi bazı üye devletler, yerleşim politikalarına karşı daha sert önlemler alınmasını savunurken, Almanya ve Macaristan gibi ülkeler daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Bu nedenle, AB'nin ortak bir tutum geliştirmesinin zor olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
E1 planı, yalnızca Filistin-İsrail çatışmasını değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri de doğrudan etkiliyor. Ürdün, Batı Şeria'nın bir parçası olan Kudüs'ün statüsüne ilişkin hassasiyetini sık sık dile getiriyor. Ürdün Kralı II. Abdullah, E1 planının bölgede yeni bir çatışma dalgasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Mısır ve Suudi Arabistan gibi Arap ülkeleri de İsrail'in bu adımını kınadı.
Küresel anlamda, ABD'nin tutumu belirleyici olmaya devam ediyor. ABD yönetimi, geleneksel olarak İsrail'in yerleşim politikalarına karşı çıkmış olsa da, son yıllarda bu konudaki tavrını yumuşatmıştı. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, E1 planının iki devletli çözüme zarar vereceğini ve bu nedenle endişe verici olduğunu ifade etti. Bu açıklama, Washington'un da bu konudaki rahatsızlığını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin İsrail'e yönelik bu uyarısı, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu iki devletli çözüm vizyonuyla örtüşüyor. Ankara, Filistin davasına verdiği destek kapsamında İsrail'in yerleşim politikalarını düzenli olarak eleştiriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin yanlısı tutumunu güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini artırma çabaları bağlamında, AB'nin bu tutumu Ankara'nın diplomatik elini güçlendirebilir. Ancak, AB ülkeleri arasındaki görüş ayrılıkları, ortak bir yaptırım kararının çıkmasını zorlaştıracağı için Türkiye'nin bu konudaki inisiyatif alması beklenebilir. Öte yandan, bu durum Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabilir.