Avrupa Birliği Konseyi, Akdeniz'deki EUNAVFOR MED IRINI operasyonunun görev süresini Mart 2029'a kadar uzattı. Kararla birlikte misyona, Rusya'nın gölge filosunu izleme ve kritik deniz altı altyapısını (CUI) koruma gibi yeni görevler eklendi. IRINI, 2020'de Libya'ya yönelik silah ambargosunu denetlemek üzere başlatılmıştı; yeni düzenleme, operasyonun kapsamını Rusya'nın yaptırım delme faaliyetlerine ve deniz altı güvenliğine doğru genişletiyor.
IRINI'nin Genişleyen Görev Alanı
AB Konseyi'nin kararı, IRINI'nin yalnızca Libya silah ambargosu denetimiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Operasyon, Akdeniz'de Rus gölge filosuna ait gemilerin izlenmesini ve kritik deniz altı altyapısına yönelik tehditlerin tespit edilmesini kapsayacak. Gölge filo, Rusya'nın petrol ihracatında yaptırımları delmek için kullandığı, genellikle eski ve sigortasız tankerlerden oluşan bir ağı ifade ediyor. AB, bu gemilerin Akdeniz'deki hareketlerini takip ederek yaptırım uyumunu artırmayı hedefliyor.
Kritik deniz altı altyapısı (CUI) koruması ise özellikle 2022'deki Nord Stream patlamalarının ardından AB'nin gündemine yerleşti. İnternet kabloları, enerji boru hatları ve elektrik hatları gibi deniz altı unsurlar, hibrit tehditlere karşı savunmasız durumda. IRINI, bu altyapıya yönelik olası sabotaj veya casusluk faaliyetlerine karşı caydırıcılık sağlamayı amaçlıyor.
Rus Gölge Filosu ve Yaptırım Baskısı
Rusya'nın gölge filosu, Batı'nın petrol fiyat tavanı ve diğer yaptırımlarını aşmak için devreye soktuğu bir mekanizma. Bu gemiler, genellikle sahiplik yapıları gizlenmiş, uluslararası sigorta kapsamı dışında ve çoğu zaman bayrak devleti denetiminden yoksun. AB, IRINI aracılığıyla bu gemilerin Akdeniz'deki varlığını izleyerek, hem yaptırımların etkinliğini artırmayı hem de olası çevresel riskleri (petrol sızıntısı vb.) önlemeyi hedefliyor.
Operasyonun yeni görevleri arasında, şüpheli gemilerin kimlik tespiti, rotalarının izlenmesi ve gerektiğinde bayrak devletiyle iletişime geçilmesi yer alıyor. Ancak AB'nin elinde gölge filoyu durdurma yetkisi bulunmuyor; misyon daha çok istihbarat toplama ve bilgi paylaşımı işlevi görecek. Yine de bu izleme faaliyeti, gölge filo operatörleri üzerinde psikolojik ve operasyonel bir baskı oluşturabilir.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
IRINI'nin genişletilmesi, AB'nin Akdeniz'de artan güvenlik rolünün bir göstergesi. Operasyon, NATO'nun Akdeniz'deki varlığıyla eşgüdüm içinde yürütülüyor ve AB üyesi ülkelerin deniz kuvvetlerinden katkılar alıyor. Yeni görevler, özellikle Yunanistan, İtalya ve Fransa gibi Akdeniz'e kıyıdaş ülkeler için ek sorumluluk anlamına geliyor.
Rusya'nın gölge filosuna yönelik izleme, AB'nin yaptırım rejimini deniz yoluyla delen aktörlere karşı daha koordineli bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Bu durum, Akdeniz'deki ticari gemi trafiğinde de değişikliklere yol açabilir; zira gölge filo gemileri, denetimden kaçınmak için rotalarını değiştirebilir veya faaliyetlerini başka bölgelere kaydırabilir.
Kritik deniz altı altyapısının korunması ise daha geniş bir jeopolitik mücadelenin parçası. AB, deniz altı kablolarına yönelik artan tehditlere karşı hem caydırıcılık hem de erken uyarı kapasitesi geliştirmeye çalışıyor. IRINI'nin bu alandaki rolü, diğer AB savunma ve güvenlik misyonlarıyla (örneğin NATO'nun deniz altı altyapı koruma çabalarıyla) tamamlayıcı nitelikte.
Türkiye Açısından Değerlendirme
IRINI'nin görev süresinin uzatılması ve kapsamının Rus gölge filosu ile deniz altı altyapısını içerecek şekilde genişletilmesi, Türkiye'nin Akdeniz'deki enerji ve güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Akdeniz'de kendi kıta sahanlığı ve deniz yetki alanları konusunda hassasiyetlere sahip. AB'nin bölgedeki deniz gözetleme faaliyetlerini artırması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj ve enerji arama faaliyetleri üzerinde dolaylı bir baskı oluşturabilir. Ayrıca, Rus gölge filosunun Akdeniz'deki hareketliliği, Türk boğazlarından geçiş rejimi ve Montrö Sözleşmesi kapsamındaki dengeler açısından da dikkatle izlenmeli. Türkiye, hem AB hem de Rusya ile dengeli ilişkilerini korumak durumunda.