İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılmasının (Brexit) üzerinden dört yıl geçti. Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, İngiltere'nin AB ile ilişkilerini yeniden şekillendirmesi gerektiğini söyleyerek Brexit tartışmasını yeniden alevlendirdi. Ancak bu, AB'nin İngiltere'yi kendi şartlarında geri kabul edeceği anlamına gelmiyor. Brüksel, ilişkilerin mevcut çerçevede ilerlemesini ve İngiltere'nin kurallara uyum sağlaması gerektiğini vurguluyor.
Brexit Sonrası İlişkiler ve Burnham'ın Çıkışı
Andy Burnham, İşçi Partisi'nin önde gelen isimlerinden biri olarak, İngiltere'nin AB ile ticaret ve işbirliğini derinleştirmesi gerektiğini savundu. Burnham, özellikle gençlerin Erasmus programına katılımı ve iş dünyasının AB ile ticaretindeki zorluklara dikkat çekti. İngiltere'nin AB'den ayrılmasıyla birlikte, mal ve hizmet ticaretinde ciddi aksaklıklar yaşandı. Kuzey İrlanda protokolü ve Windsor Çerçevesi gibi düzenlemeler, ticaretin sorunsuz işlemesi için getirilen geçici çözümler oldu. Burnham, bu düzenlemelerin yeterli olmadığını ve İngiltere'nin AB ile daha yakın bir ilişki kurması gerektiğini belirtti. Ancak Burnham'ın bu çağrısı, İngiltere'de Brexit'i destekleyen kesimler tarafından eleştiriliyor. Muhafazakâr Parti ve Brexit yanlıları, İngiltere'nin egemenliğini koruması gerektiğini savunuyor.
AB'nin Tutumu: Kapılar Açık Ama Şartlar Var
Avrupa Birliği yetkilileri, İngiltere'nin geri dönüşü konusunda istekli değil. AB, İngiltere'nin üyelik yerine daha gevşek bir ortaklık modeliyle ilişkilerini sürdürmesini tercih ediyor. Brüksel, İngiltere'nin tek pazarın kurallarına uyması durumunda ticaretin kolaylaşacağını, ancak bunun için egemenlikten taviz vermesi gerektiğini belirtiyor. AB'nin genişleme süreci şu anda Ukrayna, Moldova ve Batı Balkan ülkelerine odaklanmış durumda. İngiltere'nin yeniden üyelik başvurusu yapması halinde bile, uzun ve zorlu bir müzakere süreci gerekecek. Ayrıca, İngiltere'nin euroya geçmesi, Schengen bölgesine katılması gibi konular da tartışma yaratacak. AB, İngiltere'ye özel muafiyetler tanımayacağını açıkça belirtiyor.
Ekonomik Etkiler ve Gelecek Senaryoları
Brexit sonrası İngiltere ekonomisi, AB ile ticarette ciddi düşüşler yaşadı. İngiltere'nin AB'ye ihracatı, bürokratik engeller ve gümrük kontrolleri nedeniyle azaldı. Birçok küçük ve orta ölçekli işletme, AB pazarına erişimde zorluk çekiyor. İngiltere, bu kayıpları telafi etmek için ABD, Japonya ve Avustralya gibi ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları imzaladı, ancak bu anlaşmalar AB pazarının yerini tutmuyor. Burnham'ın çağrısı, İngiltere'de ekonomik kaygıların arttığı bir dönemde geldi. İş dünyası, hükümetten AB ile ilişkileri iyileştirmesini talep ediyor. Ancak başbakan Rishi Sunak, Brexit'in avantajlarını kullanmaya devam edeceklerini söylüyor. Ana muhalefet partisi İşçi Partisi ise iktidara gelirse AB ile ilişkileri yeniden müzakere edeceğini, ancak tekrar üyelik için referandum yapmayacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin AB ile ilişkilerinin yeniden şekillenmesi, Türkiye'nin AB üyelik süreci ve gümrük birliği açısından önem taşıyor. Türkiye, AB ile gümrük birliğini güncellemek istiyor ancak Brexit sonrası İngiltere ile ticaret anlaşması imzaladı. İngiltere'nin AB'ye yakınlaşması, Türkiye'nin AB ile ticaretinde yeni fırsatlar yaratabilir. Ayrıca, AB'nin genişleme politikası Türkiye'yi doğrudan etkiliyor; AB'nin İngiltere'ye özel statü vermesi, Türkiye gibi aday ülkeler için emsal oluşturabilir. Türkiye, İngiltere'nin AB ile ilişkilerindeki gelişmeleri yakından izlemeli ve ticari çıkarlarını korumalı.