Avrupa Birliği, İngiltere'deki üniversitelerde okuyan AB vatandaşı öğrenciler için daha düşük harç ücreti talebini erteleme kararı aldı. The Guardian'ın haberine göre, Brüksel yönetimi, gelecek ay yapılacak AB-İngiltere zirvesinde ilişkilerin 'sıfırlanması' (reset) anlaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bu tavizde bulunuyor. Brexit sonrası eğitim maliyetleri önemli bir tartışma konusu olmuştu; AB, İngiltere'deki üniversitelerde okuyan öğrencilerinin İngiliz öğrencilerle aynı harç ücretini ödemesini talep ediyordu.
Gelişmenin arka planı
Birleşik Krallık'ın 2020'de AB'den ayrılmasının ardından, AB öğrencileri İngiltere'de uluslararası öğrenci statüsüne geçti ve harç ücretleri önemli ölçüde arttı. Önceden AB öğrencileri, İngiliz öğrencilerle aynı düşük harç oranlarından yararlanabiliyordu. Brexit sonrası dönemde ise İngiliz üniversiteleri, AB öğrencilerinden yıllık 20 bin sterline kadar varan uluslararası harç talep etmeye başladı. Bu durum, AB içinde tepkilere yol açtı ve Brüksel, İngiltere ile yapılan Ticaret ve İşbirliği Anlaşması'nda eğitim konusunda ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle itirazlarda bulundu.
AB, özellikle Erasmus+ programından çıkarılan İngiltere'nin yerine yeni bir hareketlilik programı önerisi üzerinde çalışırken, öğrenci harçlarındaki farklılık da müzakere masasında yer alıyordu. Ancak İngiltere hükümeti, üniversite harçlarının kendi iç politikası olduğunu ve AB ile ticaret anlaşmasının kapsamı dışında kaldığını savunuyor. Buna karşın AB, eğitim hizmetlerinde ayrımcılık yasağının anlaşmanın bir parçası olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin bu geri adımı, Birleşik Krallık ile ilişkilerde geniş kapsamlı bir 'reset' (sıfırlama) anlaşmasına yönelik son haftalardaki yoğun diplomasi trafiğinin bir parçası. Geçtiğimiz aylarda AB-İngiltere ilişkilerinde yumuşama sinyalleri gelmiş, taraflar arasında düzenli siyasi diyalog mekanizması kurulması, güvenlik ve savunma işbirliğinin güçlendirilmesi gibi konularda görüşmeler başlamıştı. Eğitim alanındaki bu taviz, İngiltere'nin de benzer şekilde balıkçılık ve ticaret gibi konularda esneklik göstermesi beklentisiyle ilişkilendiriliyor.
Uzmanlar, AB'nin bu hamlesini, İngiltere ile ilişkilerde pragmatik bir yaklaşım benimsediği şeklinde yorumluyor. Brexit sonrası dönemde iki taraf arasındaki ekonomik ve güvenlik işbirliğinin yeniden tesis edilmesi, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel tedarik zinciri sorunları ışığında daha da önem kazandı. Eğitim, öğrenci hareketliliği ve araştırma işbirliği, uzun vadeli ilişkilerin temel taşları arasında görülüyor. Ancak İngiltere'nin kendi iç siyasetinde göçmen karşıtı söylemlerin güçlenmesi, AB öğrencilerine yönelik harç indirimi gibi adımları zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB ile İngiltere arasındaki bu eğitim odaklı müzakere, Türkiye'nin Avrupa yükseköğrenim alanındaki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Erasmus+ programına tam katılım sağlayan bir ülke olarak, İngiltere'nin programdan çekilmesinden sonra AB ile eğitim işbirliğini sürdürüyor. Eğer AB-İngiltere anlaşması kapsamında AB öğrencileri için İngiltere'de daha düşük harç imkanı doğarsa, bu durum Türk öğrencilerin İngiltere'yi tercih etme eğilimlerini etkileyebilir; zira Türk öğrenciler de uluslararası statüde yüksek harç ödüyor. Ayrıca Türkiye, kendi üniversitelerini uluslararası öğrenciler için cazip hale getirme çabasında; İngiltere'deki olası bir harç indirimi, rekabet koşullarını değiştirebilir. Öte yandan, AB-İngiltere yakınlaşması, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde de olumlu bir atmosfer yaratabilir; ancak doğrudan bir etkisi sınırlı görünüyor.