Avrupa Birliği'nin (AB) göç ve sığınma politikasının temel taşlarından biri olan Eurodac veritabanı, bloğun yeni Göç ve Sığınma Paktı'nın yürürlüğe girdiği 12 Haziran Cuma günü büyük bir teknik arıza yaşadı. Hollanda Göçmenlik ve Vatandaşlık Dairesi'nin doğruladığı bilgiye göre, parmak izlerini ve diğer biyometrik verileri depolayan sistemdeki aksaklık, yeni kuralların ilk gününde sınır kontrollerini ve sığınma başvuru süreçlerini sekteye uğrattı.
Eurodac sistemi ve paktın kapsamı
Eurodac, AB üyesi ülkeler ile İsviçre, Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn'da kaydedilen sığınmacıların ve düzensiz göçmenlerin parmak izlerini merkezi bir veritabanında topluyor. Sistemin temel amacı, bir kişinin birden fazla ülkede sığınma başvurusu yapmasını (asylum shopping) engellemek ve sorumluluk sahibi ülkeyi belirlemek. Ancak tam da yeni Göç ve Sığınma Paktı'nın devreye girdiği gün yaşanan arıza, Brüksel'in göç krizine karşı hazırladığı kapsamlı reformun uygulanmasını gölgeledi.
Yeni pakt, AB ülkeleri arasında dengeli bir sorumluluk paylaşımı getirmeyi, sınır geçişlerini hızlandırmayı ve geri dönüş prosedürlerini etkinleştirmeyi hedefliyor. Bununla birlikte, Eurodac'ın çökmesi, özellikle sınır girişlerinde parmak izi toplama ve veri paylaşımı konusunda ciddi bir kesintiye yol açarak, üye ülkelerin yeni kuralları uygulamasını fiilen imkansız hale getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin yeni göç paktı, Akdeniz üzerinden gelen düzensiz göç dalgalarına karşı bir çözüm olarak sunulmuştu. Geçtiğimiz yıllarda Yunanistan, İtalya ve Malta gibi sınır ülkeleri orantısız bir yük üstlenirken, Almanya ve Fransa gibi daha iç kesimlerdeki ülkeler sığınmacıların ikincil hareketlerinden şikayetçiydi. Yeni pakt, bu ülkeler arasında zorunlu dayanışma mekanizmaları oluşturmayı ve sığınmacıları üye devletler arasında adil bir şekilde dağıtmayı amaçlıyor. Ancak Eurodac'taki arıza, bu mekanizmanın işlemesi için kritik olan veri altyapısının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, eğer sistem hızla onarılmazsa, yeni paktın uygulanmasının haftalar hatta aylarca gecikebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, AB'nin göç politikasında bir güven bunalımına yol açabilir ve üye ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2016 tarihli AB-Türkiye Göç Mutabakatı kapsamında Yunanistan üzerinden Avrupa'ya geçişleri önleme rolü üstlenmiş ve bu nedenle AB göç politikasıyla doğrudan bağlantılıdır. Eurodac sistemindeki arıza, yeni paktın uygulanmasını geciktirerek Türkiye'nin AB ile müzakerelerini etkileyebilir. Özellikle vize serbestisi ve mali yardım paketinin güncellenmesi gibi konular, yeni paktın başarısına bağlı olduğu için sistem arızası Ankara açısından ek bir belirsizlik yaratıyor. Ayrıca, AB'nin sınır kontrollerinde yaşanan aksaklıklar, düzensiz göçün yönünü tekrar Türkiye üzerinden Batı'ya kaydırabileceğinden, Türkiye'nin sınır güvenliği ve göç yönetimi politikaları üzerinde doğrudan etkili olabilir.