Avrupa Birliği (AB) ve Filipinler, uzun süredir devam eden serbest ticaret anlaşması (STA) müzakerelerinde 'önemli bir uzlaşma' sağlandığını duyurdu. Anlaşmanın, iki taraf arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmesi ve işletmeler için yeni pazarlar açması bekleniyor. Müzakerelerin tamamlanmasıyla birlikte, mal ve hizmet ticaretinde gümrük vergilerinin büyük ölçüde kaldırılması öngörülüyor.
Müzakerelerin Arka Planı ve Kapsamı
AB ile Filipinler arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakereleri 2015 yılında başladı. Ancak, insan hakları ve iyi yönetişim konusundaki endişeler nedeniyle görüşmeler 2017'de askıya alınmıştı. 2022'de Filipinler'de yeni hükümetin göreve gelmesiyle birlikte müzakereler yeniden canlandı. Son tur görüşmelerde, taraflar mal ticareti, hizmetler, yatırımlar, fikri mülkiyet hakları, rekabet politikası ve sürdürülebilir kalkınma gibi geniş bir yelpazede önemli ilerleme kaydetti.
Anlaşma kapsamında, AB'nin Filipinler'e ihraç ettiği otomotiv, makine, kimya ve ilaç ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin kademeli olarak kaldırılması planlanıyor. Filipinler'in ise tarım ürünleri, tekstil, elektronik ve deniz ürünleri gibi sektörlerde AB pazarına daha kolay erişim sağlaması bekleniyor. Ayrıca, hizmet ticareti ve kamu ihaleleri gibi alanlarda da karşılıklı açılımlar öngörülüyor.
AB, Filipinler'in en büyük dördüncü ticaret ortağı konumunda. 2022 yılında ikili ticaret hacmi 18,4 milyar euroyu aştı. AB'nin Filipinler'e yaptığı doğrudan yatırımlar ise 15 milyar euroyu geçmiş durumda. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bu rakamların daha da artması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu anlaşma, AB'nin Hint-Pasifik bölgesindeki ticari varlığını güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. AB, son yıllarda Japonya, Singapur, Vietnam ve Yeni Zelanda gibi ülkelerle benzer anlaşmalar imzalayarak bölgedeki ekonomik etkisini artırmaya çalışıyor. Çin'in bölgedeki ekonomik ağırlığına karşı bir denge unsuru oluşturmayı hedefliyor.
Filipinler ise, geleneksel olarak ABD ve Japonya ile yakın ilişkilere sahip olsa da, ekonomik çeşitlendirme ve yatırım çekme amacıyla AB ile ilişkilerini derinleştirmeye önem veriyor. Anlaşma, Filipinler'in tarım ve imalat sektörlerinde rekabet gücünü artırabilir ve istihdam yaratabilir.
Uzmanlar, anlaşmanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir boyutu olduğunu vurguluyor. AB'nin, Çin'in etkisini dengelemek için bölgedeki demokratik ülkelerle ticari bağlarını güçlendirdiği belirtiliyor. Filipinler'in ise, Batı ile ilişkilerini yeniden dengeleyerek dış politikada çok yönlülük stratejisi izlediği yorumu yapılıyor.
Anlaşmanın nihai olarak imzalanması ve onaylanması süreci önümüzdeki aylarda devam edecek. AB tarafında, anlaşmanın Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler tarafından onaylanması gerekiyor. Filipinler'de ise Senato onayı aranacak. Sürecin 2024 sonunda tamamlanması hedefleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Filipinler ile imzaladığı bu serbest ticaret anlaşması, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği ilişkisi ve dış ticaret politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA'lara uyum sağlamak zorunda; ancak karar alma süreçlerine dahil edilmiyor. Bu durum, Türk ihracatçılarının Filipinler pazarında AB'li rakiplerine kıyasla dezavantajlı konuma düşmesine yol açabilir. Ayrıca, AB'nin Hint-Pasifik'te artan ekonomik varlığı, Türkiye'nin bölgeyle ticari ilişkilerini geliştirme çabalarını gölgeleyebilir. Türkiye'nin, Filipinler ile ikili ticaret ve yatırım anlaşmaları yaparak bu açığı kapatmaya çalışması bekleniyor.