Avrupa Birliği, teknoloji devlerine yönelik AB genelinde bir dijital hizmet vergisi (DST) uygulanması yönündeki çağrıları reddetti. Avrupa Komisyonu'ndan sorumlu üye Wopke Hoekstra, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, öncelikle küresel düzeydeki çabaların tüketilmesi gerektiğini belirtti. Bu açıklama, Fransa ve İtalya gibi ülkelerin ulusal dijital vergilerini AB çapında uyumlaştırma yönündeki baskılarına rağmen geldi. Brüksel'in bu tutumu, uluslararası vergi reformu müzakerelerinde yaşanan yavaşlamanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Dijital Vergi Tartışmasının Arka Planı
Dijital hizmet vergisi, büyük teknoloji şirketlerinin faaliyet gösterdikleri ülkelerde elde ettikleri gelir üzerinden vergilendirilmesini amaçlıyor. Özellikle ABD merkezli Google, Amazon, Facebook ve Apple gibi devlerin, Avrupa'da kazandıkları gelirlere rağmen düşük vergi ödemeleri uzun süredir eleştiriliyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) çatısı altında yürütülen ve 140'tan fazla ülkenin katıldığı müzakereler, şirketlerin kârlarının nerede vergilendirileceğine dair küresel bir çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Ancak bu görüşmeler, özellikle ABD'nin tutumu nedeniyle tıkandı. OECD, 2021'de bir anlaşma taslağı üzerinde uzlaşma sağlamış olsa da, uygulama takvimi sürekli erteleniyor. Bu belirsizlik ortamında bazı AB ülkeleri kendi ulusal dijital vergilerini yürürlüğe koydu. Fransa, 2019'da yüzde 3 oranında dijital hizmet vergisi getirdi; İtalya, İspanya ve Avusturya da benzer adımlar attı. Ancak bu ulusal önlemler, ABD ile ticaret gerilimlerine yol açtı ve Washington, bu vergileri ayrımcı bulduğunu açıklayarak misilleme tehdidinde bulundu.
Avrupa Komisyonu, 2018 ve 2021 yıllarında AB çapında bir dijital vergi önermiş, fakat üye ülkeler arasında fikir birliği sağlanamamıştı. Özellikle İrlanda, İsveç ve Danimarka gibi ülkeler, ABD'li teknoloji şirketlerinin Avrupa merkezlerini barındırdıkları için böyle bir vergiye karşı çıkmıştı. Şimdi ise Komisyon, OECD sürecinin sonuçlanmasını bekleme pozisyonunu sürdürüyor. Hoekstra'nın "küresel çabalar tükenmeli" ifadesi, AB'nin tek taraflı hareket etmekten kaçındığını ve uluslararası işbirliğine öncelik verdiğini gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Dijital vergi tartışması, küresel ekonomi yönetişiminin en kritik başlıklarından biri haline geldi. Pandemi sonrası artan kamu borçları ve bütçe açıkları, hükümetleri yeni gelir kaynakları aramaya itti. Teknoloji şirketlerinin pandemi döneminde elde ettiği rekor kârlar, bu arayışı daha da körükledi. OECD tahminlerine göre, küresel bir dijital vergi anlaşması yılda 100-200 milyar dolar arasında ek vergi geliri sağlayabilir. Ancak ABD'nin pozisyonu belirleyici. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, küresel asgari kurumlar vergisi konusunda ilerleme kaydedildiğini ancak dijital hizmet vergilerinin ayrımcı olduğunu savunuyor. ABD, kendi şirketlerine yönelik tek taraflı dijital vergileri kabul etmeyeceğini yineliyor. Bu durum, transatlantik ilişkilerde yeni bir gerilim hattı oluşturuyor. Öte yandan, dijital vergi konusu, gelişmekte olan ülkeler için de önemli. Birçok Afrika ve Asya ülkesi, teknoloji devlerinin yerel ekonomilerde vergi kaçırdığını düşünüyor ve kendi dijital vergilerini uygulamaya koyuyor. Kenya, Nijerya ve Hindistan gibi ülkeler, bu alanda öncü adımlar attı. Ancak bu ülkeler de ABD'nin misilleme tehditleriyle karşı karşıya. AB'nin bugünkü kararı, küresel vergi adaletinin sağlanması yolunda önemli bir fırsatın kaçırıldığı yorumlarına neden olabilir. Uzmanlar, OECD sürecinin daha da gecikmesi halinde daha fazla ülkenin tek taraflı hareket edebileceğini ve bunun küresel ticaret savaşlarını tetikleyebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dijital hizmet vergisini 2020 yılında yüzde 7,5 oranında uygulamaya koyarak bu alanda erken hareket eden ülkelerden biri oldu. Ancak OECD sürecindeki belirsizlik ve AB'nin uluslararası mutabakatı bekleme tercihi, Türkiye'nin pozisyonunu etkiliyor. AB'nin ortak bir dijital vergi getirmemesi, Türkiye'nin ulusal vergisini sürdürmesini kolaylaştırırken, küresel bir çerçevenin gecikmesi vergi rekabeti ve çifte vergilendirme risklerini artırıyor. Ayrıca Türkiye, AB ile ticaret ilişkilerinde dijital vergilerin yeni bir gerilim konusu olmamasına dikkat etmeli. ABD'nin misilleme tehditleri, Türkiye gibi ülkeler için de risk oluşturuyor. Küresel adaletli bir vergi düzeninin bir an önce sağlanması, Türkiye'nin ekonomik çıkarları açısından da önem taşıyor.