Avrupa Birliği, Çin'le ticari ilişkilerinde yeni bir döneme girerken, Brüksel'de hareketli günler başladı. AB Komisyonu'nun yeni ticaret direktörü Ditte Juul Jorgensen, Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Ling Ji ile bir araya gelirken, önümüzdeki iki hafta boyunca AB'nin Çin politikasının şekillenmesi bekleniyor. Büyük üye ülkelerin, Pekin'in yoğun baskısına rağmen ticarette daha sert bir tutum almaya istekli olduğu sinyalleri geliyor.
Gelişmenin arka planı: AB-Çin ticaret savaşı mı yaklaşıyor?
AB, Çin'in devlet destekli sübvansiyonlarına karşı koruma önlemlerini artırma hazırlığında. Özellikle elektrikli araçlar ve yeşil teknoloji alanında Çin'in agresif ihracat stratejisi Avrupalı üreticileri rahatsız ediyor. Fransa ve Almanya gibi büyük üye ülkeler, Çin'e karşı daha sert önlemler alınması yönünde görüş bildirirken, bir yandan da Pekin'in misilleme tehditleri nedeniyle temkinli davranıyor. Ling Ji'nin ziyareti, bu hassas dengede bir anlaşma zemini arayışı olarak değerlendiriliyor.
Çin, AB'nin olası gümrük tarifelerine karşı lobi faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Ling Ji'nin Brüksel'deki temaslarında, Çin'in AB'ye karşı ticaret açığını kapatma vaadi ve karşılıklı yatırımları artırma önerileri gündemde. Ancak AB, Çin'in pazar erişimi konusunda somut adımlar atmaması halinde yaptırımları devreye sokmaya hazırlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Transatlantik ittifak ve ticaret savaşları
AB'nin Çin'e yönelik tutumu, ABD ile olan ticari ilişkileri de etkiliyor. Washington, Avrupalı müttefiklerini Çin'e karşı ortak bir cephe oluşturmaya çağırırken, Brüksel'in Pekin'le ticaret savaşına girmesi küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmalara yol açabilir. Özellikle yarı iletkenler ve kritik hammaddeler konusunda Çin'e bağımlı olan AB, bu alanlarda çeşitlendirme stratejileri geliştirmeye çalışıyor.
Uzmanlara göre, AB'nin Çin'e karşı alacağı önlemler sadece ticaretle sınırlı kalmayabilir; insan hakları, teknoloji transferi ve jeopolitik dengeler de bu sürecin parçası. Çin'in Rusya'ya verdiği destek, Tayvan konusundaki tutumu ve Güney Çin Denizi'ndeki faaliyetleri, AB'nin Çin politikasını şekillendiren diğer faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB-Çin ticaret gerilimi, Türkiye için hem fırsat hem risk barındırıyor. Çin'in Avrupa pazarındaki rekabet gücünün azalması, Türk ihracatçıları için yeni pazarlar açabilir. Öte yandan, AB'nin Çin'e uygulayacağı yaptırımlar, Türkiye üzerinden dolanma riski taşıyor; Çinli firmaların Türkiye'yi üretim üssü olarak kullanması, AB ile Türkiye arasında gümrük birliği anlaşmazlıklarını derinleştirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Çin'le olan ticaret açığı ve Kuşak-Yol Projesi'ne bağımlılığı, bu süreçte dikkate alınması gereken unsurlar.