Avrupa Birliği, 2021-2027 dönemi için belirlenen 1,8 trilyon avroluk ortak bütçe ve kurtarma fonunun kullanımına ilişkin müzakerelerde en kritik aşamaya girdi. Brüksel'deki diplomasi kaynakları, üye ülkeler arasında bütçe disiplinini sağlamaya yönelik yeni mekanizmalar üzerinde haftalardır süren görüşmelerin bu hafta sonuçlanmasının beklendiğini belirtiyor. AB Konseyi Başkanı Charles Michel'in arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde, özellikle hukukun üstünlüğü ilkesine bağlılık ile mali yardımlar arasında bağlantı kuran düzenlemeler öne çıkıyor. Ayrıca, Macaristan'ın bloke edilen fonlarının serbest bırakılması için sunduğu son yolsuzlukla mücadele paketi de gündemin önemli maddelerinden.
Bütçe müzakerelerinin arka planı
AB'nin çok yıllı mali çerçevesi (MFF) olarak adlandırılan 1,074 trilyon avroluk ana bütçe ve 750 milyar avroluk pandemi sonrası kurtarma fonu (NextGenerationEU), üye ülkeler tarafından onaylanmasına rağmen, fonların fiilen kullanıma açılması bazı ülkelerin iç hukuk reformlarına bağlanmıştı. Özellikle Polonya ve Macaristan, AB'nin hukukun üstünlüğü şartını yerine getiremedikleri gerekçesiyle fonlardan mahrum kalmıştı. Polonya, geçtiğimiz aylarda yargı reformunu içeren bir yasa paketini kabul ederek yaklaşık 60 milyar avroluk fonun yolunu açarken, Macaristan hâlâ bloke edilen 22 milyar avroya yakın fon için Brüksel'den yeşil ışık bekliyor.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Şubat ayında yaptığı bir açıklamada, AB fonlarının serbest bırakılması için bir yolsuzlukla mücadele yasa tasarısını meclise sunduklarını duyurmuştu. Tasarı, rüşvet ve kamu ihale usulsüzlüklerine karşı daha sıkı denetim getiriyor, ancak Brüksel'deki yetkililer, bu adımların yeterli olup olmadığı konusunda henüz net bir değerlendirme yapmadı. Diplomatik kaynaklar, Macaristan'ın bu hamlesini 'olumlu ama yetersiz' olarak nitelendiriyor ve ülkenin bağımsız yargı ve medya özgürlüğü konusunda daha kapsamlı reformlar yapması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB bütçe müzakereleri, yalnızca üye ülkelerin iç dinamikleri açısından değil, aynı zamanda bloğun küresel rekabet gücü ve stratejik özerklik hedefleri açısından da kritik önem taşıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ocak ayında yaptığı konuşmada, 'Birliğimiz, yeşil ve dijital dönüşümü finanse etmek için bu bütçeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor' ifadelerini kullanmıştı. Öte yandan, bütçe anlaşmazlıkları, AB'nin Çin ve ABD karşısında birlik içinde hareket etme kabiliyetini de doğrudan etkiliyor. Ukrayna'daki savaşın devam ettiği bir dönemde, bütçe fonlarının zamanında dağıtılmaması, bloğun savunma ve enerji bağımsızlığı alanlarındaki yatırımlarını da geciktirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin bütçe müzakereleri, Türkiye-AB ilişkileri bağlamında dolaylı da olsa önem taşıyor. AB fonlarının Macaristan gibi ülkelere hukukun üstünlüğü şartıyla verilmesi, bloğun mali yardımlarını siyasi koşullara bağlama eğiliminin arttığını gösteriyor. Türkiye, AB aday ülkesi olarak benzer kriterlerle karşılaşabileceği gibi, aynı zamanda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda da bu tür şartlarla muhatap olabilir. Öte yandan, AB'nin iç bütçe krizlerini aşarak küresel bir aktör olarak güçlenmesi, Türkiye'nin dış politikasında denge arayışları açısından da izlenmesi gereken bir gelişmedir.