Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği'nin durum mesajında, 13 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayacak bir yasa teklifi hazırlığında olduğunu açıkladı. Bu duyuru, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ülkesinde benzer bir düzenlemeyi hızlandırma çabalarıyla aynı döneme denk geldi. Brüksel merkezli yasa teklifi, çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmayı ve dijital platformların genç kullanıcılar üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamayı hedefliyor. Avrupa genelinde tartışma yaratan bu girişim, üye ülkelerin farklı yaklaşımlarını da gündeme getirdi.
Yasa Teklifinin Arka Planı ve Detayları
Von der Leyen'in açıklamasına göre Komisyon, 13 yaş sınırını zorunlu kılacak yasal bir çerçeve üzerinde çalışıyor. Bu yaş sınırı, hâlihazırda birçok platformun kendi kullanım şartlarında yer alan ancak etkin şekilde denetlenmeyen bir kuralı yasal zemine taşıyacak. Teklifin, ebeveyn izniyle 13-16 yaş arası çocukların erişimine izin veren bir mekanizma içermesi bekleniyor. Avrupa Komisyonu, bu düzenlemenin çocukların ruh sağlığını koruma, siber zorbalığı azaltma ve dijital bağımlılıkla mücadele gibi hedeflere hizmet edeceğini savunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin onayı gerekecek; bu sürecin birkaç yıl sürebileceği öngörülüyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda, çocukların ekran başında geçirdiği sürenin azaltılması gerektiğini vurgulamış ve ulusal düzeyde bir yasak için harekete geçileceğini belirtmişti. Macron'un girişimi, Fransa'da 2023 yılında kabul edilen ve sosyal medya platformlarına 15 yaş altı kullanıcılar için ebeveyn izni zorunluluğu getiren yasayı tamamlayıcı nitelikte. Fransa, bu konuda AB içinde öncü rol üstlenmek istiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa Birliği'nin bu adımı, dünya genelinde artan dijital düzenleme eğiliminin bir parçası. ABD'de bazı eyaletler benzer yasalar çıkarırken, Çin ve Güney Kore gibi ülkelerde de çocukların çevrimiçi faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar bulunuyor. Ancak AB'nin düzenlemesi, 27 üye ülkeyi kapsayacak olması nedeniyle küresel etki açısından daha geniş bir yankı uyandırabilir. Teknoloji şirketleri, yaş doğrulama sistemlerinin uygulanmasının zorluğunu ve gizlilik endişelerini dile getiriyor. Öte yandan, çocuk hakları savunucuları ve ebeveyn grupları düzenlemeyi olumlu karşılıyor. Avrupa Komisyonu'nun teklifi, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) çerçevesinde platformlara getirilen yükümlülüklere ek bir katman olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile Gümrük Birliği ve aday ülke statüsü nedeniyle Avrupa'daki dijital düzenlemelerden doğrudan etkilenebilir. AB'nin sosyal medya yasağı, Türkiye'deki platformlar için de dolaylı bir baskı oluşturabilir; zira birçok küresel şirket, AB kurallarına uyum sağlamak için Türkiye'de de benzer yaş doğrulama sistemleri uygulamak zorunda kalabilir. Ayrıca Türkiye'de son yıllarda çocukların dijital güvenliği ve sosyal medya bağımlılığı konusunda artan bir kamuoyu hassasiyeti var. Ankara, AB'nin bu adımını yakından izleyerek kendi mevzuatını uyumlu hale getirme yoluna gidebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin dijital politikalarda AB ile yakınlaşmasına vesile olabilir.