New York'ta 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Dünya Ticaret Merkezi'nin yıkılmasıyla ortaya çıkan devasa zehirli toz bulutuna maruz kalan binlerce çocuk için kapsamlı bir sağlık araştırması başlatılıyor. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) tarafından finanse edilen ve 20 yılı aşkın bir süreyi kapsayacak olan çalışma, o dönemde bölgede bulunan çocukların solunum yolu hastalıkları, kanser ve diğer kronik rahatsızlıklara yakalanma risklerini inceleyecek.
Gelişmenin Arka Planı
11 Eylül 2001'de kaçırılan uçakların Dünya Ticaret Merkezi kulelerine çarpması sonucu 2.750'den fazla kişi hayatını kaybetti. Kulelerin çöküşüyle birlikte asbest, kurşun, cıva, dioxin ve diğer kanserojen maddeleri içeren yaklaşık 400 ton toz ve duman Manhattan'ın güneyine yayıldı. O sırada bölgede yaşayan, okula giden veya oyun oynayan binlerce çocuk bu zehirli karışıma maruz kaldı.
Yıllar boyunca yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalar, maruz kalanlarda astım, KOAH, gastroözofageal reflü ve çeşitli kanser türlerinin arttığını gösterdi. Ancak çocuklar üzerindeki uzun vadeli etkiler yeterince araştırılmadı. Bu eksikliği gidermek için harekete geçen araştırmacılar, 11 Eylül 2001'de 18 yaşın altında olan ve olaydan sonraki ilk 12 ay içinde bölgede yaşayan, okula giden veya çalışan 10.000 çocuğu takip edecek.
Çalışma kapsamında katılımcıların sağlık verileri, solunum fonksiyon testleri, kan örnekleri ve görüntüleme sonuçları düzenli olarak toplanacak. Araştırma ekibi, özellikle çocukluk çağında maruz kalmanın yetişkinlik döneminde ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarına etkisini inceleyecek. Projenin ilk sonuçlarının 2026 yılında açıklanması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
11 Eylül saldırıları sadece ABD'yi değil, tüm dünyayı etkileyen bir dönüm noktası oldu. Saldırıların ardından başlatılan 'teröre karşı savaş' Afganistan ve Irak müdahalelerini beraberinde getirdi, küresel güvenlik algıları değişti. Ancak saldırıların sağlık üzerindeki uzun vadeli etkileri, özellikle çocuklar açısından, yıllarca göz ardı edildi.
Bu araştırma, sadece 11 Eylül mağdurları için değil, benzer şekilde çevresel felaketlere maruz kalan topluluklar için de emsal teşkil ediyor. İklim değişikliğiyle birlikte artan orman yangınları, sel felaketleri ve endüstriyel kazalar sonucu zehirli maddelere maruz kalan çocukların durumu, dünya genelinde bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Araştırmanın metodolojisi ve bulguları, diğer ülkelerdeki benzer çalışmalara ışık tutabilir.
Ayrıca, 11 Eylül sonrası bölgede görev yapan ilk müdahale ekipleri ve temizlik işçileri arasında görülen sağlık sorunları, halihazırda tazminat davalarına konu olmuş durumda. Çocuklara yönelik bu yeni araştırma, gelecekte açılabilecek davaların seyrini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları sonrası dönüşen küresel güvenlik mimarisi, Türkiye'yi de derinden etkiledi. NATO üyesi olarak Türkiye, Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü (ISAF) kapsamında asker bulundurdu; Irak'ın kuzeyinde PKK ile mücadelede yeni dinamikler oluştu. ABD'nin 'teröre karşı savaş' stratejisi, Türkiye'nin bölgesel güvenlik algılarını ve ittifak ilişkilerini şekillendirdi. Öte yandan, çevresel felaketlerin sağlık üzerindeki uzun vadeli etkileri, Türkiye'de de deprem, sel ve orman yangınları sonrası çocuk sağlığı açısından dikkate alınması gereken bir konu. Bu araştırmanın çıktıları, Türkiye'nin afet sonrası halk sağlığı politikalarına örnek teşkil edebilir.