2024 başkanlık seçimlerinde Latin seçmenlerin yüzde 46'sı Donald Trump'a oy vererek onu Beyaz Saray'a taşıdı. Aradan geçen iki yılda ise anketler, bu desteğin çarpıcı biçimde düştüğünü ortaya koyuyor. Göçmenlik alanındaki sert uygulamalar, şiddetli ICE operasyonları ve hızla artan yaşam maliyeti karşısında bazı Latin seçmenler, 2024'te Trump'a oy verdikleri için pişmanlık duyduklarını dile getiriyor. Bu durum, 2026 ara seçimlerinde Demokratlar için önemli bir fırsat yaratabilir.
Latin seçmen desteğindeki erime
2024 seçimlerinde Latin seçmenlerin Cumhuriyetçilere yönelmesi, siyasi analistler tarafından büyük ölçüde ekonomik kaygılar ve göçmenlik konusundaki hayal kırıklığına bağlanmıştı. Ancak Trump yönetiminin göçmenlik politikaları, özellikle Latin toplulukları hedef alan ICE operasyonları ve aile ayrılıkları, seçmen nezdinde olumsuz yankı uyandırdı. Son anketler, Latin seçmenler arasında Trump'a desteğin yüzde 20'lere kadar gerilediğini gösteriyor. Bu düşüş, Demokratların 2026 ara seçimlerinde Latin seçmenleri yeniden kazanma çabasını güçlendiriyor.
Uzmanlar, Latin seçmenlerin sadece göçmenlik değil, aynı zamanda enflasyon, istihdam ve sağlık hizmetleri gibi konularda da hayal kırıklığı yaşadığını belirtiyor. Özellikle düşük gelirli Latin aileler, artan gıda ve barınma maliyetleri karşısında zorlanıyor. Trump yönetiminin ekonomik politikalarının bu kesimler üzerinde olumsuz etkileri olduğu düşünülüyor.
Demokratların stratejisi
Demokrat Parti, 2026 ara seçimlerine hazırlanırken Latin seçmenleri hedef alan bir strateji izliyor. Parti yetkilileri, göçmenlik reformu, asgari ücret artışı ve sağlık sigortası gibi konularda somut adımlar vaat ediyor. Ayrıca, Latin toplumunun yoğun yaşadığı bölgelerde yerel düzeyde örgütlenme çalışmaları hız kazanmış durumda.
Ancak Demokratların da geçmişte Latin seçmenleri yeterince dinlemediği eleştirisi dile getiriliyor. Bazı Latin seçmenler, her iki partinin de kendilerini yeterince temsil etmediğini düşünüyor. Bu nedenle, Demokratların somut politika önerileriyle seçmenlere ulaşması kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki Latin seçmen eğilimlerindeki değişim, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD iç siyasetindeki dalgalanmalar küresel ekonomik ve diplomatik dengeleri etkileyebilir. 2026 ara seçimlerinde Kongre'nin kontrolünün değişmesi, ABD'nin dış politika önceliklerini ve özellikle ticaret, savunma harcamaları ve göçmenlik politikalarını etkileyebilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde istikrarı korumak için her iki partinin pozisyonlarını dikkatle izlemeli. Ayrıca, artan yaşam maliyeti ve enflasyon gibi küresel ekonomik sorunlar, Türkiye'nin ihracat ve turizm gelirlerini dolaylı yoldan etkileyebilir.